YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1345
KARAR NO : 2023/8250
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/278 E-2022/108 K
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.07.2020 gün, 2018/4267 E, 2020/4190 K sayılı bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı …’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu …’a 6183 sayılı Kanun gereği ödeme emri gönderilip tebliğ edildiğini, haciz varakalarının düzenlendiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile yaptığı tüm tasarrufların iptal edilmesi gerektiği beyan edilerek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; mal kaçırma kasdının bulunmadığını, tüm gayrımenkullerin satış yolu ile devredildiğini, bağışlama olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı … ve … vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
3. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekil ile davalı borçlu arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, taşınmazların bedeli ödenerek satın alındığını, ödemenin de banka kanalı ile yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.10.2014 tarihli 2012/2 E – 2014/1013 K. sayılı kararı ile tasarrufa konu malvarlığının 4. kişilere devredilmiş olduğu, davacı vekilince gerek bu kişilerin tespit edilip davaya dahil edilmemesi, gerekse de bu kişilerle borçlunun bağını ortaya koyan, borçlunun durumunu ve zarar verme kastının bu kişiler tarafından bilinebileceği yönündeki emarelerin dosyaya kazandırılmamış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin (Kapatılan) 01.07.2020 tarihli, 2018/4267 Esas ve 2020/4190 Karar sayılı ilamı ile; “…. Somut olayda; davacının davalı borçlunun adına kayıtlı olup elinden çıkardığı tüm gayrımenkuller yönünden tasarrufun iptalini talep ettiği, dava sırasında da davalı …, …, … ve …’u davaya dahil ettiği,
Dosya içerisindeki tapu kayıtlarından davacı borçlu adına kayıtlı çokca gayrımenkul kaydı bulunduğu, bir kısmının adı geçen davalılara bir kısmının ise dava dışı şahıslara devredildiği, bir kısmının ise davalı borçlu adına kayıtlı iken dava dışı şahıslara ondan da adı geçen davalılara geçtiği anlaşılmaktadır.
Davacının dilekçesi ile talebinin tam olarak anlaşılamadığı durumlarda HMK hükümlerine göre davanın aydınlatılması kapsamında öncelikle davacıdan hangi gayrımenkuller yönünden tasarrufun iptalinin talep edildiğinin açıklattırılarak söz konusu gayrımenkullerin davalı borçludan kimlere devredildiğinin de belirlenerek, yukarıda açıklanan yasa hükümleri gözönüne alınarak taraf teşkilinin sağlanması, dilekçeye konu gayrımenkullere ilişkin tapu resmi senetlerinin eksiksiz dosya arasına alındıktan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.04.2022 tarih, 2020/278 E., 2022/108 K sayılı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda;
Davanın kısmen kabulü ile,
a)Siirt ili Merkez ilçesi … köyü 383 parsel (yeni 142 ada 9 parsel) sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan 3/140 hissesinin,
b)… ili … ilçesi … köyü 134 parsel (yeni 101 ada 63 parsel) sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan 3/56 hissesinin,
c)… ili … ilçesi … köyü 352 parsel (yeni 101 ada 398 parsel) sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan 1/168 hissesinin,
d)… ili … ilçesi … köyü 454 parsel (yeni 101 ada 318 parselin ifrazıyla 101 ada 676, 677 ve 678 parseller) sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan 1/56 hissesinin,
e)… ili … ilçesi … köyü 461 parsel (yeni 101 ada 302 parsel) sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan 3/112 hissesinin,
f)… ili … ilçesi … köyü 493 parsel (yeni 113 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan 3/28 hissesinin,
Davalı … tarafından davalı …’a satışına ilişkin 03.02.2011 tarih ve 500 yevmiye sayılı işlemlerinin davacı kurumun 27.07.2011 tarih ve 20110727145010000001 numaralı ödeme emrindeki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere ayrı ayrı iptalleri ile davacı kuruma alacakların tahsili için taşınmazlar üzerinde ayrı ayrı … icra yetkisi verilmesine,
2) Dava konusu diğer taşınmazlar Siirt ili Merkez ilçesi … mahallesi 318 ada 6 parsel (bağımsız bölüm 5), Siirt ili Merkez ilçesi … mahallesi 448 ada 58 parsel (yeni 1574 ada 10 parsel bağımsız bölüm 6), … köyü 392 parsel, … köyü 112 parsel (yeni 101 ada 46 parsel), … köyü 14 parsel (yeni 101 ada 158 parsel), … köyü 162 parsel (yeni 101 ada 101 parsel), … köyü 201 parsel (yeni 101 ada 131 parsel), … köyü 451 parsel (yeni 105 ada 10 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; temyiz dilekçesinde davanın reddine karar verilen gayrımenkuller yönünden bedel farkının bulunduğunu, kısa süreli aralıklarla el değiştirmesinin satışların muvazaalı olduğunu gösterdiği, kamulaştırılan gayrımenkuller yönünden kamulaştırma bedelleri üzerinden yeni … hakkında … icra yetkisi verilmesi gerektiği beyan edilerek kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 24 ve devamı maddeleri,
3. Değerlendirme
Bu tür davaların görülebilmesi için borçlu hakkında 6183 Kanun’a yasaya göre bir takip yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması gerekir. Ancak aciz belgesine gerek olmayıp borçlunun borcunu ödeyememe durumunun gerçekleşmiş olması yeterlidir. Anılan Yasanın 24.maddesi gereğince borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişi, borçludan aldığı malı üçüncü bir kişiye devrederse alacaklı, devir tasarrufunun yapıldığı kötüniyetli üçüncü kişilere karşı iptal davası açabilir. Buradaki “kötüniyetli üçüncü kişiler” iptal davasına konu malı borçlunun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla temlik ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerdir. Kötüniyetin ispatı davacı alacaklıya aittir. Öte yandan 6183 sayılı Yasa’nın 28/2 maddesine göre kendi verdiği malın akdin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağış niteliğinde olup iptali gerekmektedir. Yine aynı yasanın 30. maddesine göre de kamu alacaklarının bir kısmını veya tamamının tahsiline olanak bırakmamak amacı ile borçlu tarafından bir taraflı tasarruflar ile borçlunun maksadını bilen veya bilmesi gereken kimseler ile yaptığı tasarrufların tarihleri ne olursa olsun geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 31. maddesinde; 27, 28, 29 ve 30. maddelerde sözü edilen tasarruf ve muameleden faydalanan üçüncü şahıs şayet elde ettiğini elden çıkarmışsa elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve o tarihteki kamu borcu miktarı ile sınırlı olarak bedelden sorumlu tutulması gerekeceği belirlenmiştir.
Yukarıda bahsi geçen bozma ilamında; davacının dava dilekçesinde talep ettiği hususların açıklattırılması talep edilmiş, bozma ilamından sonra davacı vekili dosyaya ibraz ettiği dilekçede; davalı borçlu adına kayıtlı olan; … Mah, 318 ada, 6 numaralı parsel, … Mah, 448 ada, 58 nolu parsel (kat irtifakı ile 1574 ada, 10 parsel olmuş), … Köyü, 383 parsel, (sayısallaştırma ile 142 ada, 9 parsel olmuş), … Köyü, 392 numaralı parsel, … köyü, 112 numaralı parsel (101 ada, 46 parsel olmuş), … köy, 134 numaralı parsel(101 ada, 63 parsel olmuş), … köyü, 14 numaralı parsel (101 ada, 158 parsel olmuş), … köyü, 162 numaralı parsel(101 ada, 101 parsel olmuş), … köyü, 201 numaralı parsel (101 ada, 131 parsel olmuş), … Köyü, 352 parsel(101 ada, 398 parsel olmuş), … köyü, 451 parsel(105 ada, 10 Parsel Olmuş), … köyü, 454 numaralı parsel(101 ada, 318 parsel olmuş), … köyü 461 nolu parsel (101 ada, 302 parsel olmuş), … köyü, 493 nolu parsel (113 ada, 1 numaralı parsel) yönünden tasarrufun iptalini istediklerini beyan ederek, bu tasarrufların tarafı olan davalıların da davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; … ile borçlu …’ ın kardeş oldukları, İcra İflas Kanunun 278/3-1. maddesinde 3. dereceye kadar hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağışlama hükmünde kabul edildiği, kaldı ki davalıların kardeş olması sebebiyle borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek durumda oldukları, bu sebeple davacı tarafın iddiasını ispatladığı gerekçesiyle dava konusu taşınmazlardan, … köyü 383 parsel (yeni 142 ada 9 parsel), … köyü 383 parsel (yeni 142 ada 9 parsel), … köyü 352 parsel (yeni 101 ada 398 parsel), … köyü 454 parsel (yeni 101 ada 318 parsel), … köyü 461 parsel (yeni 101 ada 302 parsel), … köyü 493 parsel (yeni 113 ada 1 parsel) sayılı taşınmazların … adına kayıtlı olan hisselerinin davalı …’ a satışına ilişkin işlemlerin iptaline, dava konusu 318 ada 6 parsel bağımsız bölüm 5 nolu taşınmazın 26.10.2010 tarihinde …’ a, ondan da ….07.2011 tarihinde …’e satıldığı, davacı kurumun taşınmazı satın alan bu şahısların iyi niyetli olmadığına dair bir delil sunamadığı, dava konusu 448 ada 58 parsel (yeni 1574 ada 10 parsel bağımsız bölüm 6) sayılı taşınmazın 30.11.2010 tarihinde …’ a, ondan da 11.04.2011 tarihinde …’e satıldığı, davacı kurumun taşınmazı satın alan bu şahısların iyi niyetli olmadığına dair bir delil sunamadığı gerekçesiyle ve tapu siciline … ilkesi uyarınca bu taşınmazlar açısından davanın reddine, … köyü 392 parsel, … köyü 112 parsel (yeni 101 ada 46 parsel), … köyü 14 parsel (yeni 101 ada 158 parsel), … köyü 162 parsel (yeni 101 ada 101 parsel), … köyü 201 parsel (yeni 101 ada 131 parsel), … köyü 451 parsel (yeni 105 ada 10 parsel) sayılı taşınmazların ise kamulaştırılma işlemlerinin tamamlandığı ve taşınmazların DSİ Genel Müdürlüğü adına tescil edildikleri anlaşıldığından bu taşınmazlar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Bozma ilamından sonra davacı vekili 14 gayrımenkul yönünden tasarrufun iptalini talep etmiştir. Dava konusu edilen ve davalı borçlu tarafından; … Mah, 318 ada, 6 numaralı parsel 2610.2010 tarihinde … a, ….07.2011 de …’e, … Mah, 448 ada, 58 nolu parsel (kat irtifakı ile 1574 ada, 10 parsel olmuş), 30.11.2010 da …’a , 11.04.2011 de …’e, … Köyü, 383 parsel ( sayısallaştırma ile 142 ada, 9 parsel olmuş), … köy, 134 numaralı parsel (101 ada, 63 parsel olmuş), … köyü, 454 numaralı parsel (101 ada, 318 parsel olmuş), … köyü 461 nolu parsel (101 ada, 302 parsel olmuş), … köyü, 493 nolu parsel (113 ada, 1 numaralı parsel) 03.02.2011 de …’a devredildiği, … Köyü, 392 numaralı parsel, … köyü, 112 numaralı parsel (101 ada, 46 parsel olmuş), … köyü, 14 numaralı parsel
(101 ada, 158 parsel olmuş), … köyü, 162 numaralı parsel(101 ada, 101 parsel olmuş), … köyü, 201 numaralı parsel (101 ada, 131 parsel olmuş), … Köyü, 352 parsel (101 ada, 398 parsel olmuş), … köyü, 451 parsel (105 ada, 10 parsel olmuş) 03.02.2011 de …’a devredildiği, … bu gayrımenkullerin de DSİ tarafından kamulaştırılmış olduğu anlaşılmıştır.
HMK’nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen davada taraf olarak gösterilen ancak açıklattırılan dilekçedeki tasarrufların da tarafı olmayan …, Kamil Sevinç, …, …, …, …, …, … yönünden hükümde olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2. Mahkemece; … Mah, 318 ada, 6 parselde kayıtlı gayrımenkulün davalı borçlu tarafından davalı …’a, ondan da …’e devredildiği, …, 448 ada, 58 parsel’in de davalı borçlu tarafından …’a, ondan da …’e devredildiği, … bu gayrımenkuller yönünden davalı 3. ve 4. kişilerin kötü niyetli olduklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de karar doğru görülmemiştir.
a) … Mah, 318 ada, 6 parselde kayıtlı gayrımenkul yönünden yapılan incelemede, dosya içerisinde davalı …’dan davalı …’a hangi bedelden devredildiğini gösteren tapu resmi senedinin olmadığı, dosya içerisinde de … bu gayrımenkulün davalı …’a devredildiği tarihteki gerçek değerinin de ne olduğunun bilirkişi raporu ile belirlenmediği anlaşılmıştır. Mahkemece … bu gayrımenkul ile ilgili devir tarihlerindeki tapu resmi senetleri dosya arasına alınarak, ilk devir tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi raporu ile belirlenmesi 6183 sayılı Yasa’nın 28/2 hükmüne göre işlem yapılması, dava konusu gayrımenkulün, davalı borçlu elinden davalı …’a düşük bedel ile devredildiğinin tespit edilmesi halinde; devralan …’ün kötü niyetli olmadığının kabul edilmiş olması ve davacı tarafından da bu durumun aksinin ispat edilememiş olmasına göre, davalı … …’un dava konusu gayrımenkulu elinden çıkardığı tasarruf tarihi itibari ile (….07.2011) değerinin tespiti yapılarak, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş olan vergi aslı ve ferileri üzerinden iptal kararı verilmesi gerekirken … bu eksiklikler tamamlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b) Siirt ili, …, 448 ada, 58 parsel’ de kayıtlı gayrımenkul yönünden yapılan incelemede; … bu gayrımenkulün davalı borçlu adına kayıtlıyken; 30.11.2010 tarihinde davalı …’a, 11.04.2011 tarihinde de …’e devredildiği anlaşılmıştır.
Bu gayrımenkul yönünden de; dosya içerisinde davalı …’dan davalı …’a hangi bedelden devredildiğini gösteren tapu resmi senedinin olmadığı, dosya içerisinde de … bu gayrımenkulün davalı …’e devredildiği tarihteki gerçek değerinin de ne olduğunun bilirkişi raporu ile belirlenmediği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece davalı … iyi niyetli olarak kabul edilmişse de; davalı … ile davalı borçlu …’ın soyadlarının aynı olduğu, dosya içerisinde yer alan bir kısım tapu resmi senetlerinde aynı gayrımenkullerde hissedarlıklarının olduğu anlaşılmıştır. … yönünden nüfus kayıtları da dosya arasına alınarak davalı borçlu ile akrabalık ilişkisi olup olmadığının değerlendirilmesi, akrabalık ilişkisinin tespit edilmesi durumunda; 6183 sayılı Kanun’un 28. maddesinin değerlendirilmesi, akrabalık ilişkisinin bulunmaması halinde; … bu gayrımenkul ile ilgili devir tarihlerindeki tapu resmi senetleri dosya arasına alınarak, ilk devir tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi raporu ile belirlenmesi 6183 sayılı Kanun’un 28/2 hükmüne göre işlem yapılması, dava konusu gayrımenkulün, davalı borçlu elinden davalı …’a düşük bedel ile devredildiğinin tespit edilmiş olması halinde; devralan …’in kötü niyetli olmadığının kabul edilmiş olması ve davacı tarafından da bu durumun aksinin ispat edilememiş olmasına göre, davalı …’ın dava konusu gayrımenkulu elinden çıkardığı tasarruf tarihi itibari ile (11.04.2011) değerinin tespiti yapılarak, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş olan vergi aslı ve ferileri üzerinden iptal kararı verilmesi gerekirken … bu eksiklikler tamamlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3. Mahkemece bir kısım gayrımenkullerin davalı borçlu elinden, davalı borçlunun kardeşi olan davalı …’a devredildiği, … elindeyken de DSİ tarafından kamulaştırılmış olması sebebi ile, … bu gayrımenkuller yönünden davanın reddine karar verildiği görülmüşse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Davalı borçlu ile davalı … arasındaki … bu tasarruflar 6183 sayılı Yasa’nın 28/1 maddesi gereğince iptale tabidir. Ancak söz konusu gayrımenkullerin ( … köyü 392 parsel, … köyü 112 parsel (yeni 101 ada 46 parsel), … köyü 14 parsel (yeni 101 ada 158 parsel), … köyü 162 parsel (yeni 101 ada 101 parsel), … köyü 201 parsel (yeni 101 ada 131 parsel), … köyü 451 parsel (yeni 105 ada 10 parsel) sayılı taşınmazların) davalı … elindeyken DSİ tarafından kamulaştırıldığı anlaşılmıştır.
… bu gayrımenkuller yönünden ne kadar kamulaştırma bedelleri ödendiği de araştırılarak; 6183 sayılı Yasanın 31. maddesi gereği “…Davalı 3. kişinin, şayet elde ettiğini elden çıkarmışsa elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve o tarihteki kamu borcu miktarı ile sınırlı olarak bedelden sorumlu tutulması” gerekirken, kamulaştırma bedellerinin dava konusu gayrımenkulün o tarihteki maliki olan …’a ödendiği dikkat alınmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda; değerlendirme bölümünde; (1), (2), (3) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
21…..2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.