YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1576
KARAR NO : 2023/3971
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/112 E., 2021/114 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi / Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/302 E., 2020/297 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’nun davacı müvekkiline borcu nedeni ile verdiği bonoya dayanarak Trabzon Icra Müdürlüğünün 2017/24569 sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takibe başladıklarını, takibin kesinleştiğini, bu kapsamda haciz işlemlerinin tatbik edildiğini, davalı …’nun üzerinde hiçbir taşınmazı kalmadığının tespit edildiğini, bir tek arabasına haciz konulduğunu, onun da üzerinde çok sayıda haciz bulunduğunu, borcu karşılayacak kıymette olmadığını, davalı …’nun üzerine kayıtlı tüm taşınmazlarını alacaklılarından mal kaçırma kastı ile 3. kişilere devrettiğini, dava konusu edilen taşınmazlarını da bu amaçla babası olan davalı …’na devrettiğini belirterek, dava konusu taşınmazların devrine ilişkin tasarrufların takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin …’nun içinde bulunduğu maddi zorlukları sonradan öğrendiklerini, …’nun Beşiktaş İlçesi … Mah. … ada 10 parselde kayıtlı olan 1, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerinde intifa hakkı sahibi olduğunu, tasarruf konusu 3 bağımsız bölümün tek bir daire olarak kullanıldığını, bu taşınmazları satın almasa dahi intifa hakkı sahibi olduğundan bu taşınmazların satışının davacının alacağını karşılamasının mümkün olmadığını, müvekkili …’ nun kendi adına kayıtlı İstanbul ili Beşiktaş İlçesi … Mah. … Sok. … Plaza, Plaza/3 D:8 adresindeki taşınmazını ve eşi … adına kayıtlı olan İstanbul ili Beşiktaş İlçesi … Mah. … Sok. … Plaza, Plaza/3 D:1 adresindeki taşınmazını satarak aldığını, bedellerinin de tamamen …’ nun borçlarını ödemek için kullanıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …’nun diğer davalı …’nun borçlarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı …’nun tasarruflar yapılırken iyi niyetli olmadığı ve davalı …’nun borçlarını ödeyemez durumda olduğunu bildiğinin açık olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davaya konu; İstanbul Beşiktaş … mahallesi 1453 ada 10 parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölüme ilişkin 13.12.2016 tarih 12957 yevmiye nolu, İstanbul Beşiktaş … mahallesi 1453 ada 10 parselde kayıtlı 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin 07.12.2016 tarih 12725 yevmiye nolu, İstanbul Beşiktaş … mahallesi 1453 ada 10 parselde kayıtlı 3 nolu bağımsız bölüme ilişkin 13.12.2016 tarih 12957 yevmiye nolu, İstanbul Beşiktaş … mahallesi 1450 ada 4 parselde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölüme ilişkin 13.12.2016 tarih 12957 yevmiye nolu tasarrufların Trabzon İcra Müdürlüğü’nün 2017/24569 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya iptale konu taşınmazlar üzerinde cebri icra yolu ile alacağını tahsil yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi’nin İİİK 278 maddesini iptal etmesiyle söz konusu kararın Anayasaya aykırı olduğunu, davalı …’nun inşaat işi için Trabzon’da yaşadığını ve davalı …’nun İstanbul’da yaşadığını, bu nedenle davalı …’ın davalı …’ın borçlarından haberdar olmadığını, sonradan öğrendiğini, taşınmazların satışı ile de borçlarının ödendiğini, dava konusu taşınmazların 3 bağımsız bölümün bir daire olarak kullanılması ve satışının çok uzun sürmesi nedeniyle, üzerindeki intifa hakkı da 15 senedir davalı …’a ait olduğundan tasarrufun yapıldığını, tasarruf işlemlerinin çıplak mülkiyetin devrine ilişkin olup, çıplak mülkiyet ve intifa hakkı bedellerinin ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, dava konusu satış işlemlerinin, tamamen borçlu-davalı …’nun diğer borçlarını ödemek maksadıyla yapıldığını, herhangi bir şekilde mal kaçırma ya da bağışlama saiki olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar baba-oğul olup davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılması ve İİK 280/2. maddede düzenlenen yasal karinenin aksinin ispat edilememesi, tasarrufun iptali sebebi olarak satış bedeli ile gerçek bedel arasındaki fark hususu esas alınmadığından değere ilişkin bilirkişi raporuna yönelik itirazların sonuca etkisinin bulunmaması gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı 3. kişi … davalı borçlu …’nun babası olduğundan İİK 280/1. maddesi gereğince borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına, aksinin de ispatlanamamasına, tasarrufun iptali sebebi olarak satış bedeli ile gerçek bedel arasındaki fark hususu esas alınmadığından ve dava değeri daha düşük olan icra takip dosyasında kesinleşen alacak miktarı üzerinden belirlendiğinden değere ilişkin bilirkişi raporuna yönelik itirazların sonuca etkisinin bulunmamasına göre; usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden …’na yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.