YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2409
KARAR NO : 2023/4878
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/489-2016/94
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2019 tarih ve 2016/10178-2019/5171 sayılı ilamı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.09.2008 tarihinde davalıya ait araçta yolcu iken geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle sürekli özürlü kalacak şekilde yaralandığını, kazaya sebebiyet veren aracın mali mesuliyet sigortacısı olan Güneş Sigorta AŞ’den maddi tazminatın ödenmesi için talepte bulunulduğunu, Güneş Sigortanın müvekkiline 26.552 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemenin eksik olması nedeniyle Güneş Sigorta AŞ’ye İstanbul 10. ASHM’nin 2010/488 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, ATK 3. İhtisas Kurulunun 26.11.2012 tarihli raporu ile müvekkilinin %34 malul kaldığının belirlendiğini, bu kararın kesinleştiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan Güneş Sigorta’dan İstanbul 10.ASHM’nin 2010/488 E. 2014/21 K. sayılı 30.01.2014 tarihli kararı ile maddi kaybının bir kısmını aldığını, ancak zararının sigorta poliçesinde belirtilen teminat tutarından daha yüksek olduğundan aracın işleteni olarak davalıya da bu davanın açılmasının gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin 24.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 15.01.2016 tarihli dilekçesi ile dava değerini 372.417,12 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesnde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, ceza dosyasının tarafların kusur durumunu belirleme açısından aydınlatıcı nitelik taşıyacağını, kusur durumunun araştırılmasını talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak delil olarak bildirilen İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/488E 2014/21K sayılı davada maddi kayıp tespit edilmiş olduğundan artık belirsiz alacak davası açılamayacağı kanaatinde olduklarını, haksız açılan davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.03.2016 tarih ve 2014/489-2016/94 sayılı kararı ile “davanın kabulü ile 372.417,12 TL’nin kaza tarihi olan 24.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2019 tarih ve 2016/10178 – 2019/5171 sayılı kararı ile “..Mahkemece hükme esas alınan 15.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda, davacının emeklilik dönemi için Asgari Net Ücret içerisinde AGİ çıkarılarak %70 emeklilik oranının dikkate alındığı ancak raporun bu yönüyle hatalı olduğu, pasif devre zararı için, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması konusunda, bilirkişiden ek rapor alınarak kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “..Pasif devre zararı için AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması hususunda bilirkişiden ek rapor alındığı ve davacının bakiye tazminat alacağının 535.164,18 TL olacağının tespit edildiği, bozma ilamı öncesi mahkece verilen ilk kararda, toplam 372.417,12 TL tazminat bedeline hükmedildiği ve bu kararın yalnızca davalı … vekili tarafından temyiz edildiği, bu durumda ilk kararda hükmedilen bu bedelin davalı … bakımından usuli kazanılmış hak oluşturduğu” gerekçesiyle davanın kabulü ile 372.417,12 TL’nin kaza tarihi olan 24.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; progresif rant yöntemine göre yapılan hesabı kabul etmediklerini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, hesap edilen tutarın fahiş olduğunu, bu sebeple kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı …’na ait aracın karıştığı trafik kazasında yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarara yönelik maddi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ıncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Mahkemece verilen ilk kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2019 tarih ve 2016/10178-2019/5171 sayılı ilamı ile davacının pasif devre zararı için, Asgari Geçim İndirimi (AGİ) dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması konusunda, bilirkişiden ek rapor alınarak kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi için mahkeme kararı davalı yararına bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmış ve davacının bakiye tazminat alacağının 535.164,18 TL olduğu ancak bozma ilamı öncesi mahkece verilen ilk kararda, toplam 372.417,12 TL tazminat bedeline hükmedildiği ve bu kararın yalnızca davalı … vekili tarafından temyiz edildiği, bu durumda ilk kararda hükmedilen bu bedelin davalı … bakımından usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 372.417,12 TL’ye yeniden hükmedilmiştir. Ancak varılan sonuç bozmaya uygun olmamıştır. Zira bozma kararı sonrası alınan 19.10.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacının bilinen dönem zararı 31.10.2021 tarihine kadar uzatılmış ve bilinmeyen dönemi ile birlikte güncel verilere göre hesap yapılmış, pasif devre zararı için de Asgari Geçim İndirimi dahil edilmeden asgari ücret üzerinden zarar tespit edilmiştir. Mahkemece her ne kadar ek raporda tespit edilen miktara göre karar verilmemişse de ilk kararın sadece davalı tarafından temyiz edildiği gözetildiğinde, usuli kazanılmış hakkın korunduğu gerekçesi ile ilk karardaki tazminata aynen karar verilmesi hatalı olmuş ve bozmanın gereği yerine getirilmemiştir.
O halde mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak, ilk bozma öncesi kararda hükme esas alınan bilirkişi raporundaki (15.01.2016 tarihli) pasif devre için belirlenen zarara Asgari Geçim İndirimi dahil edilmeden asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması (yeni tarihli verilerin kullanılmaması ve işlemiş devrenin yeni rapor tarihine uzatılmaması, sadece eski rapordaki verilere göre pasif devre için AGİ dahil edilmeden zararın bulunması), davalının usuli kazanılmış hakkının bu şekilde korunarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.