Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/381 E. 2023/4342 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/381
KARAR NO : 2023/4342
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/294 E., 2022/294 K.
SAYISI : KIT/2022-290
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne
SAYISI : 2018/49894

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece … kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.10.2011 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacının tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını belirterek, belirsiz alacak olarak fazlaya ilşkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat tutarı belirlenerek, zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, temerüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile talebini 130.646,48 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrak ile başvuru yapıldığını, maluliyet raporunu kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından Yargıtay kriterlerine uygun olarak bir sağlık kurulu raporu ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 12.03.2019 tarihli ve 2019/İHK-2760 sayılı kararıyla; davacının itirazı kabul edilerek, usulüne uygun maluliyet raporu sunulması için kesin süre verildiği, sunulan raporda davacının maluliyet oranı %17,2 olarak tespit edildiği, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile hesaplanan aktüer raporun hükme esas alındığı belirtilerek, davacının itirazının kabulü ile … kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına; davanın kabulü ile 130.646,48 TL sürekli maluliyet tazminatının 27.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … şirketinden tahsil edilerek başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. … 12.03.2019 tarihli ve 2019/İHK-2760 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 21.06.2021 tarihli 2021/14818 Esas, 2021/3367 Karar sayılı bozma ilamında; “… 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde bulunan başvuran vekili tarafından davalı … şirketine yapılan başvuru dilekçesinde,başvuranın(davacı)bodrolu bir geliri bulunmadığını, Yargıtay uygulamalarına göre gelirinin hesap edilmesi talep edilmiştir.
Hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda ise; davacı sürekli iş görememezlik zararı aktif ve pasif çalışma devresi belirlenerek ve aktif çalışma devresi zararı ise AGİ’li net asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Söz konusu zararın hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan kişiler yönünden dolayı uğranılan zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır.
Buna göre, başvuran(davacı) …’in ev hanımı olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılmadığı,araştırma yapılarak başvuran(davacının) kaza tarihinde çalışıp çalışmadığı,ev hanımı olması durumunda aktif dönem zararının AGİ’siz net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar vermesi doğru görülmemiştir.
3-Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Davalı vekili, davacının araçta hatır için taşındığını ileri sürerek tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuş, İtiraz Hakem Heyetince, dosya kapsamında yapılan incelemede hatır için taşındığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge rastlanılmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir. Taşıyan ve taşınan arasında akrabalık ilişkisi bulunmadığı sürece taşımanın hatır karşılığında olduğuna dair karine bulunmaktadır. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince savcılık ifadeleri, nüfus kağıt örnekleri incelenerek hatır taşıması olup olmadığına ilişkin karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;(2), (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA;…” karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uygun olarak yapılan araştırma neticesinde davacının ev hanımı olduğu tespit edilerek yeniden aktüer bilirkişi incelemesi yapıldığı; savcılık dosyasındaki ifadelere göre sürücü ile davacının akraba olduğu ve kazanın akraba ziyaretine giderken meydana geldiği tespit edildiği gerekçesiyle, bozma ilamı doğrultusunda … kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 122.577,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aktüer raporun güncel verilerek göre hazırlanmasını, lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği’nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir…” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca … kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile … kararının 6.4. bendinde yer alan “5.100,00 TL asgari maktu ” ibaresi çıkartılarak yerine “9.973,34 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.