YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/402
KARAR NO : 2023/5086
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/193 E., 2022/278 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı D.S.İ 10. Bölge Müdürlüğü vekili ile davalı İnelsan İnş. Elk. San. Tic. Şti. ve davalı … İnşaat Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından yapılan su kanalı inşaatı sırasında dinamit patlatılması nedeniyle müvekkiline ait taşınmazda ciddi çatlaklar oluştuğunu ve taşınmazının oturulamaz hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 27.135,88 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı DSİ vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından zarar verilmediğini, müvekkili idare ile … İnşaat arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında geçici kabullerin devam ettiğini, yine genel şartnamede düzenlendiği üzere üçüncü şahıslara verilen zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar … İnşaat Ltd. Şti. ve İnelsan İnşaat Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; görev, yargı yolu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının zararın meydana geldiği yapıya ait mülkiyet hakkı bulunmadığını, davacının yapısının kaçak ve ruhsatsız olduğunu, taşınmazın bulunduğu yer itibariyle inşaat çalışmaları esnasında meydana gelen patlamalardan zarar göremeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2014/1368 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararıyla; davalı İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararın tazmininin talep edildiği, DSİ ve yüklenici firma tarafından HES inşaatları dolayısıyla yapılan çalışmalar kapsamında oluşan zararın tazminine ilişkin davanın 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereğince tam yargı davası niteliğinde olduğu ve idari yargının görevine girdiği gerekçesi ile dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2014/1368 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 04.03.2020 tarih ve 2018/2311 Esas, 2020/1053 Karar sayılı ilamında; davacının davalılardan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri 10. Bölge Müdürlüğü’ne yönelik yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine, davalılardan İnelsan İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile … İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne yönelik temyiz itirazları yönünden ise adı geçen davalıların özel hukuk tüzel kişisi olup bu davalılara yönelik uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri idari yargı yeri değil adli yargı yeri olduğu, mahkemece bu davalılar yönünden işin esasına girilerek ulaşılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken tüm davalılar yönünden yargı yolu bakımından davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile kararın bozulması gerektiğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/211 Esas, 2021/286 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın yönetmelik ve kanunlara uygun olarak yapılmadığı, yapının ruhsatsız olduğu, bilirkişi raporunda zemin katta yapılan incelemelerde kolon kirişlerde lokal çatlakların olduğu ancak tespit edilen çatlakların yapının yapımı esnasında kullanılan malzemeden veya patlama sonucu oluşan titreşimden kaynaklanıp kaynaklanmadığının net olarak tespit edilemediğinden davacının nedensellik bağını ispat edemediği gerekçesi ile davalılar İnelsan İnş. Elk. San. Tic. Ltd. Şti ve … İnş. Taah. Nakliyat. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden açılan davanın reddine, diğer davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden ise yargı yolu bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/211 Esas, 2021/286 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 20.10.2021 tarih ve 2021/21290 Esas, 2021/7156 Karar sayılı ilamında; davacının davalılardan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri 10. Bölge Müdürlüğü’ne yönelik yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine, davalılardan İnelsan İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile … İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne yönelik temyiz itirazları yönünden ise jeoloji ve inşaat mühendislerinden alınan 01.03.2021 tarihli raporda davalı şirketlerin HES çalışma alanı ile davacının evi arasındaki mesafenin 85 metre olduğu, bu mesafede oluşabilecek bir patlamanın dava konusu yapıda titreşimlere neden olacağının bildirildiği, bu durumda davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar ile davalıların eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunduğu gözetilip anılan davalıların sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile bozmaya uyularak jeoloji ve inşaat mühendislerinden alınan oluşa uygun ve denetime elverişli 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketlerin HES çalışma alanı ile davacının evi arasındaki mesafenin 85 metre olduğu, bu mesafede oluşabilecek bir patlamanın dava konusu yapıda titreşimlere neden olacağının bildirildiği, davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar ile davalıların eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 27.135,88 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı D.S.İ 10.Bölge Müdürlüğü vekili ile davalı İnelsan İnş. Elk. San. Tic. Şti. ve davalı … İnşaat Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı D.S.İ 10. Bölge Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazın maliki olmayıp meydana gelen zararın tazminini talep edebilecek sıfatı olmadığından davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın imar ruhsatı olmadığından imara aykırı yapıda meydana geldiği iddia edilen zararın tazmininin talep edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın yaşı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında tam olarak tespit edilemediği, şirketlerin kanal inşaatı işinin yapımı sırasında patlattığı dinamitlerin etkisiyle çatlakların oluştuğu iddiasının ispat edilemediği, davacının soyut iddialarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı İnelsan İnş. Elk. San. Tic. Şti. ve davalı … İnşaat Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın sahibi olmayan davacının taşınmazdaki zarar ile ilgili taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, iskanı bulunmayan yapının hukuki varlığından bahsedilemeyeceğinden bu yöndeki zarar iddiasının dinlenilmeyeceğini, dava konusu taşınmazın yetkili makamlarca onaylanmış bir projesi bulunmadığı gibi ruhsatının da bulunmadığını, uzman bilirkişilerden alınan raporda söz konusu çatlakların müvekkili şirketlerin eylemi neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilemediğini, yalnızca dava konusu taşınmaz ile kanal inşaatı arasında 85 metre olması ve patlamaların titreşimlere neden olacağı hususuna dayanarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalılar tarafından yapılan su kanalı inşaatı sırasında dinamit patlatılması nedeniyle davacıya ait taşınmaza zarar verildiği iddiasına dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas 1960/9 Karar sayılı, 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas 1959/5 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararları.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı İnelsan İnş. Elk. San. Tic. Şti. ve davalı … İnşaat Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm, davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı D.S.İ 10. Bölge Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir.
Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.”
Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk derece mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir. İlk derece mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur.
Dosya kapsamından, mahkemenin davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ 10. Bölge Müdürlüğü yönünden davanın yargı yolu bakımından usulden reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine dair 06.04.2021 tarihli kararının davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı vekilinin davalılardan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri 10. Bölge Müdürlüğü’ne yönelik bütün temyiz itirazlarının reddedildiği, diğer davalılar yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi belirtilerek kararın bozulduğu, verilen bozma kararı sonrasında mahkemece bozmaya uyulmasından sonra davanın kabulü ile 27.135,88 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ 10. Bölge Müdürlüğü yönünden davanın yargı yolu bakımından usulden reddine dair karar davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu davalı bakımından (davanın yargı yolu bakımından usulden reddi ile) kesinleştiği gözetilmeden, adı geçen davalı bakımından da 27.135,88 TL’nin tahsili yönünde karar verilmesi davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ 10. Bölge Müdürlüğü’nün usuli kazanılmış hakkını ihlal ettiğinden kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı İnelsan İnş. Elk. San. Tic. Şti. ve davalı … İnşaat Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm, davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı D.S.İ 10. Bölge Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı D.S.İ 10. Bölge Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar İnelsan İnş. Elk. San. Tic. Şti. ve … İnşaat Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’ye yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.