YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/14314
KARAR NO : 2010/146
KARAR TARİHİ : 19.01.2010
KARAR
Irza geçme suçundan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda; eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.07.2006 gün ve 2005/354 Esas, 2006/289 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.03.2009 gün ve 2009/2-43-56 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 104/1 ve 43. maddeleri ve 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca hükmolunan 1683 YTL. adli para cezası kesinlik sınırı içinde kalmakta ise de, mahkemece daha ağır bir cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümler aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceğinden katılanın temyiz talebinin kabulünün gerekeceği gözetilerek yapılan incelemede;
Sabit görülen suçun 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesine temas ettiği, kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek lehe olan kanuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydı da gözetilerek, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
./..
-2-
Bozmayı gerektirmiş, katılan ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı Gibidir. BAŞKAN
Yz.İş.Müdürü
…