YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12309
KARAR NO : 2012/124
KARAR TARİHİ : 18.01.2012
KARAR
Zimmet suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda, eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığından bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesi gereğince beraetine dair, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/10/2009 tarihli ve 2009/34 esas 2009/160 sayılı kararının;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 08/03/2010 tarihli ve 2006/2609 esas, 2010/1858 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ilgililerinden nakden alıp, beyan ve ödeme için öngörülen zaman aralıklarında muhafaza ederek, doğru ve eksiksiz biçimde hazineye intikaline teminle görevli noterin eyleminin zimmet suçunu oluşturacağı, bu haliyle adı geçen sanığın 2007 yılı Ağustos ve Ekim dönemlerine ait katma değer vergisini geç ödemesi şeklindeki eyleminin zimmet suçunun unsurları bakımından değerlendirilmesi gerekeceği gözetilmeksizin yazılı şeklide beraetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 26/08/2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-63-6667-2011/11165/45186 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Sanık hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 14 ve 18. maddelerine göre hazine ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının bu suçun mağduru ve suçtan zarar göreni olduğu, bu sıfatlarının gereği olarak CMK’nın 234/1-b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip oldukları davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmeleri için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemet Genel Müdürlüğü ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının duruşmadan haberdar edilmeleri gerektiği, diğer yandan aynı Kanunun 260/1. maddesine göre de kamu davasından haberdar edilmemiş bulunup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların müdahil olmasalar dahi kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilerek, hükmün bildirilmesinin gerektiği, ancak dosyada Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile Adalet Bakanlığının duruşmadan haberdar edildiğine ve temyiz hakkını kullanabilmesi için hükmün tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığından hükmün henüz kesinleşmemiş olduğu, hükmün usulüne uygun tebliğ edilmesi ve başvuru vaki olursa temyiz incelemesi yapılması gerektiği anlaşıldığından CMK’nın 309. maddesi uyarınca yerinde görülmeyen istemin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 18/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.