YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10255
KARAR NO : 2013/11668
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, memurun resmi belgede sahteciliği, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma
…
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargılama sırasında 21/01/2010 tarihli ara kararla iddianame ve duruşma gününün Şirvan Mal Müdürlüğüne tebliğ edildiği, buna rağmen kurumun duruşmaları takip etmediği gibi davaya da katılmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hükümden sonra tevdi işlemiyle hükmün tebliğinin Hazineye temyiz hakkı sağlamayacağı anlaşılmakla Şirvan Mal Müdürlüğünün temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE, sanık …’ın 20/05/2010 tarihinde yokluğunda verilen ve 08/06/2010 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmü, posta yoluyla gönderdiği ve mahkeme başkanı tarafından 23/06/2010 tarihinde havale dilekçeyle temyiz ettiği ve dilekçesine ekli eski hale getirme talebine dayanak olan 15/06/2010–21/06/2010 tarihleri arasında istirahatli olduğuna dair sağlık raporu da gözetildiğinde 5271 sayılı CMK’nın 40, 41 ve 42 ile 1412 sayılı CMUK’nın 311. maddeleri gereğince eski hale getirme talebinin kabulüne, incelemenin mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak sanık … ve sanık … müdafiin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
İddianame ve dayanağı olan müfettiş raporu içeriği ile yargılama süreci gözetildiğinde tebliğnamedeki 3 nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanıkların zimmet ve belgede sahtecilik suçlarını bir suç işlemek kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde zincirleme olarak ve TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve
…/…
-2-
yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri nazara alınmadan her iki suç nedeniyle haklarında TCK’nın 43/1. maddesinin tatbik edilmemesi ve hak yoksunluğu yönünden sınırlı uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık … ve sanık … müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA ,
Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü karşısında hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezaların infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu benddeki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde sınırlı uygulama içeren hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … ve sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.