YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10451
KARAR NO : 2013/11843
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İkna suretiyle irtikap
…
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar gören ve kovuşturma aşamasında duruşmadan haberdar edilmeyen Hazine vekilinin katılma talebinin 3628 sayılı Kanunun 17 ve 18. maddeleri ile CMK’nın 237/2, 260. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak kabulü ile dosyanın esastan incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın iddianame içeriğinde müşteki olarak gösterilen … ve …’a yönelik eylemleri hakkında zamanaşımı süresince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
İkna suretiyle irtikap suçunda, sanığın müştekilere karşı her bir eyleminin ayrı suç oluşturacağı gözetildiğinde, müştekilerin açtıkları davalara ait tüm dosyalar getirtilip karar tebliği gerekip gerekmediğinin tespiti, müştekilerin aşamalardaki beyanları arasında çelişki olması nedeniyle, müştekilerin yeniden dinlenip çelişkilerin giderilmesi, giderilememesi halinde hangi beyana neden üstünlük tanındığı tartışılıp karar yerinde gerekçesi ortaya konulduktan sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 86. maddesi ile TCK’nın 250. maddesine eklenen 4. fıkraya göre; irtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak cezada yarı oranına kadar indirim yapılması mümkün hale gelmesi karşısında; TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanığın atılı suçları 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlemesi nedeniyle 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra
…/…
-2-
işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın yatırdığı güvence parası hakkında, karar tarihinde yürürlükte bulunan CMK’nın 115/3 ve 113/1-b maddeleri gereğince kullanılması ve fazlasının sanığa geri verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.