YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11552
KARAR NO : 2013/11971
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zimmet suçundan beraet, görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sayıştay emekli denetçilerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince düzenlenen, 02/03/2010 tarihli raporda “… şüphelilerin zimmetinden bahsedebilmemiz için kooperatif yöneticisi olan şüphelilerin ne miktar para topladıkları ve buna karşılık ne miktar iş yaptıklarının tespiti gerekir. Mahallinde teknik bilirkişilerce yapılan inşaat tutarı ile birlikte üyelerden toplam para miktarının tespiti yapılması gerekir. Bu tespitler yapılmadan şüphelilerin zimmetlerinden bahsedilemez” denildiği ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre sanıkların hukuka aykırı işlemlerle kooperatifi toplam 411.586,72 TL zarara uğrattıklarına dair tespit bulunduğu da nazara alınarak İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/218 Esas sayılı dosyası veya onaylı örneği getirtilip dosya içine alındıktan, inşaat konusunda uzman bilirkişilerin katılımıyla mahallinde keşif yapılıp suç tarihleri itibariyle inşaatların fiziki gerçekleşme oranları, projeye göre yapılan işlerle varsa proje harici işlerin belirlenmesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları baz alınarak toplam inşaat maliyetinin ve kullanılan malzeme miktarı ile değerinin tespitinden ve toplanan paraları gösterir tüm bilgi ve belgelerin eklenmesinden sonra Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetine dosya tevdii olunarak iddia konusu tüm eylemler ayrıntılı biçimde değerlendirilmek ve sanıkların her birinin sorumluluğu ayrı ayrı irdelenmek suretiyle rapor alınmasından sonra hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde beraet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanıkların görevi kötüye kullanma eylemlerini zincirleme şekilde gerçekleştirmelerine rağmen, haklarında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması, Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanıklar müdafiileri ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.