Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2012/12183 E. 2013/12255 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12183
KARAR NO : 2013/12255
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın 2005 yılı Şubat ayı birinci dönemine ait beyanname ve tahakkuku yapılan toplam 14.556,13 TL’ye ilişkin 14.993,70 TL bedelli harç, damga vergisi ile değerli kağıt bedelinin dekontunun fotokopisi üzerinde tahrifat yaparak kartonuna taktığı, ayrıca 24/03/2005 tarihli ve 18.068,08 TL ile 08/04/2005 tarihli ve 17.016,51 TL bedelli vergi alındı makbuzlarına konu olan noter harcı, damga vergisi ve değerli kağıt bedelinden oluşan vergileri, belirtilen vergi tahsil makbuzlarını ilgili kuruma yatırılmış gibi sahte olarak tanzim ettiği ve bu durumun denetim sonrasında banka ve vergi dairesi ile yapılan yazışmalar sonrası ortaya çıktığı, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik olarak hileli davranışlarla gerçekleştirilen bu eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu, 375.53 TL personel yol ödeneğinin ve Noterler Birliği hesabına yatırılmayan 2005 yılı Şubat ayına ait 5.615.99 TL’nin uhtede bırakılmasının ise zincirleme olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu niteliğinde bulunduğu ve ayrıca bu suçtan da hüküm kurulması gerektiği halde sadece basit zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itarazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde
…/…
-2-
hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki “Sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-c maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” şeklindeki ibarenin çıkartılması ve hüküm fıkrasına “Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.