Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2012/13032 E. 2014/4805 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13032
KARAR NO : 2014/4805
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

Tebliğname No : 2 – 2011/190179
MAHKEMESİ : Kartal 2. (İstanbul Anadolu 15.) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2010
NUMARASI : 2009/1264 Esas, 2010/1070 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiilinden dolayı zamanaşımı süresi içinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay gecesi katılanların alkollü vaziyette yolda yürüdükleri sırada devriye görevi yapan sanık polis memurlarının kendilerini durdurup kimlik kontrolü yaptıktan sonra buradan ayrıldıkları, kısa bir süre sonra 2 ekip aracıyla tekrar gelerek yeniden kimlik kontrolü yapmak istemeleri üzerine çıkan sözlü tartışma sonrasında sanıkların katılanları polis merkezine götürerek varsa yapılması gereken yasal işlemleri yerine getirmek yerine Kartal açık oto pazarının yakınındaki göletin olduğu yere götürüp burada basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralayıp orada bıraktıkları anlaşılan olayda, katılan beyanları, adli raporlar ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin mağdur adedince TCK’nın 37/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 86/2-3.d maddesindeki suçları oluşturacağı gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen suçu işledikleri kabul edilen sanıklar hakkında 53/5. maddesinin uygulanması sırasında bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi yerine sadece görevdeki yetkilerini kullanmaktan yasaklanmaları şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sanıklar hakkında CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanması konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve sanık S.. G..’ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.