Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2012/15526 E. 2014/3289 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15526
KARAR NO : 2014/3289
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

Tebliğname No : 5 – 2012/289391
MAHKEMESİ : Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2011
NUMARASI : 2011/104 Esas, 2011/460 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma, dolandırıcılık, sahtecilik

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık Y.. K..’a ilişkin hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık Ü.. G..’e ilişkin hükmün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın sahte araç giriş park makbuzları kullanma eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
TCK’nın 247/2. maddesinin uygulanması ile bulunan 7 yıl 6 aylık hapis cezasının aynı Kanunun 43/1. maddesi ile arttırımı sonucu 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında, zimmete geçirildiği kabul edilen 336,00 TL’nin az değerde olduğu ve TCK’nın 249. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Suçun 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hak ve yetkilerin kullanımının yasaklanmasına karar verilirken hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık Ü.. G.. müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.