Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/14091 E. 2015/1028 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14091
KARAR NO : 2015/1028
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Temel cezanın doğrudan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince tayini gerektiğinin gözetilmemesi sonuca etkili görülmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde ise;
TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında; olay tarihinde, kasten yaralamaya ilişkin şikayet nedeniyle sanığın da bulunduğu kafeye giden müşteki polis memurlarının, şikayete konu olaya karışan tarafları karakola davet etmeleri üzerine, buna karşı çıkan sanığın sinkaflı sözler dışında söylediği kabul edilen “Benim partimi kimse bozamaz. Bu partiyi ben düzenliyorum. Ne beni alabilirsiniz ne de başkasını, buradan adam mı alacaksınız” şeklindeki sözlerde, direnme suçunun yasal unsurlarından olan tehdit öğesinin oluşmadığı, eylemin kül halinde sadece hakaret niteliğinde olduğu ve beraeti gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde bu suçtan da mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.