Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/14601 E. 2015/17043 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14601
KARAR NO : 2015/17043
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

Tebliğname No : 5 – 2013/6338

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Şefaatli Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/11/2012
NUMARASI : 2011/137 Esas, 2012/141 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Belediye Başkanı olarak görev yapan sanığın, katılanın maaşını 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesi gereğince zamanında ve öncelikli olarak ödemeyerek mağduriyetine neden olduğu gerekçesiyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de; Belediye bütçesinin yeterli olmaması nedeniyle tüm personelle birlikte sanığın da maaş alacağının bulunması, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmasını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, yüklenen suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Hükmün gerekçesinde sanığın eyleminin TCK’nın 257/1. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilip cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın aktif bir davranış içermeyen eylemlerinin TCK’nın 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, ayrıca hüküm fıkrasında uygulama maddesinin de hatalı olarak “257/2” şeklinde gösterilmek suretiyle hüküm kurulması,
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında eylemini değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği kabul edilen sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.