YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16990
KARAR NO : 2014/4084
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
Tebliğname No : 5 – 2013/379166
MAHKEMESİ : Kemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/07/2011
NUMARASI : 2010/57 Esas, 2011/707 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde, sanıklardan M.. T..’in Ulucak Belediyesinde başkan, F.. Ç..’in imar ve şehircilik müdür vekili, A.. H..’nın fen amiri, S.. S..’in ise inşaat mühendisi olarak görev yaptıkları, nazım imar planına göre tarımsal niteliği korunacak alanlar niteliğinde olup Plansız Alanlar Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde işlem yapılması mümkün görülmeyen 168, 1126 ve 3742 parsel numaralı taşınmazlar ile ilgili olarak usulsüz şekilde yapı ruhsatları düzenlemek suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları iddiası ile açılan kamu davasında, suça konu 168 parsel numaralı taşınmaz ile ilgili yapı ruhsatında S.. S.. ve F.. Ç..’in, 1126 ve 3742 parsel numaralı taşınmazlar ile ilgili yapı ruhsatlarında ise F.. Ç.. ve A.. H..’nın imzalarının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların imzaları bulunmayan parsellerle ilgili suçlardaki sorumluluklarının ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden, yazılı şekilde tüm parseller yönünden birlikte ve ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Atılı suçu, aynı suç işleme kararının devamı kapsamında kesintisiz biçimde işleyen sanıklar Sinan ve Mehmet’in eylemlerinin TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç kapsamında kaldığı, aynı Kanunun 3, 61. maddeleri de gözetilerek tek hüküm kurulması gerektiği nazara alınmadan ve suç kastının nasıl yenilendiği, eylemlerin neden bağımsız suç kabul edildiği denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden yüklenen suçlardan üçer kez ayrı ayrı cezalandırılmalarına hükmedilmesi,
Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.