YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17114
KARAR NO : 2014/4603
KARAR TARİHİ : 25.04.2014
Tebliğname No : 5 – 2013/334859
MAHKEMESİ : Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/12/2010
NUMARASI : 2009/182 Esas, 2010/375 Karar
SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nın 260/1. maddesine göre yüklenen suçtan katılan sıfatını alabilecek surette zarar gören ve kanun yoluna başvurma hakkı bulunan H.. H.. vekilinin hükmü 05/09/2011 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşılmakla; 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak H.. H..nin kamu davasına katılma talebinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Olay tarihinde Nusaybin Kızıltepe karayolu üzerinde trafik kontrol görevlerini yapmakta olan müşteki trafik polislerinin, sanığın kullanmakta olduğu aracı durdurarak takograf cihazının raporunu istedikleri, sanığın takograf cihazının arızalı olduğunu beyan etmesi üzerine, müşteki S.. D..’ın ceza yazacağını söyleyerek bu kez sürücü belgesi ve ruhsatı istediği, belgelerin kontrolü sırasında, araç ruhsatı içerisinde 5 TL para olduğunun görüldüğü, kendisine sorulduğunda ise sanığın “bana ceza yazmayın, zira bu suçun cezası yüksektir, bu seferlik böyle olsun” dediği, rüşvet teklifini kabul etmeyen müştekilerin olayı tutanağa bağladıkları şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda; müştekilerin aşamalardaki beyanları, olay ve trafik ceza tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre yüklenen rüşvet vermeye teşebbüs suçunun sübuta erdiği gözetilmeden, oluşa uygun düşmeyen yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan “Beraet eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına H.. H.. aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraetine karar verilen sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan H.. H.. vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.