Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/2115 E. 2014/6085 K. 03.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2115
KARAR NO : 2014/6085
KARAR TARİHİ : 03.06.2014

Tebliğname No : 4 – 2010/345265
MAHKEMESİ : Kandıra Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2009
NUMARASI : 2008/372 Esas, 2009/277 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hakaret suçundan kurulan hükme yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın başka bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve akrabası olduğunu söylediği S. C. ile görüşmek istemesi bunun mümkün olmadığının anlatılması üzerine S. C.’nin koluna girerek dışarıda konuşmaya çalışması sonrasında çıkan kargaşada kendisini yere yatırarak kelepçeleyen müşteki ve katılan polis memurlarına sinkaflı küfürle hakaret etmesi ve “bunun hesabını sorarım” demesi şeklinde meydana geldiği anlaşılan olayda, elleri kelepçelenen ve müdahale nedeniyle burnunda kemik kırığı oluşan sanığın bu hususların etkisiyle sarfettiği bunun hesabını sorarım sözünün yasal şikayet hakkını kullanma kastıyla sarf edildiği ve direnme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden TCK’nın 265. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi,
Hakaret suçundan hüküm kurulurken yukarıda belirtilen olayın gelişimi ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında TCK’nın 129. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de,
Direnme suçunun birden fazla kamu görevlisine karşı işlendiği kabul edilmesine rağmen TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Hakaret suçundan hüküm kurulurken takdiri indirim sırasında 442 gün adli para cezası yerine 398 gün, buna bağlı olarak da 8.840 TL adli para cezası yerine 7.960 TL şeklinde eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.