Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/2230 E. 2014/6138 K. 04.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2230
KARAR NO : 2014/6138
KARAR TARİHİ : 04.06.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/45520
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. (Kadıköy 3.) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/11/2010
NUMARASI : 2010/249 Esas, 2010/315 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kadıköy 21. Noteri olarak görev yapan sanık hakkında, İstanbul 7. Noterliğinde hazırlanmış gibi sahte olarak düzenlenen 30/06/2007 tarih ve 42375 yevmiye sayılı vekaletnameyi yeterince incelemeden, çalıntı 34 FNY 76 plakalı aracın satışına ilişkin 02/10/2007 tarih ve 39207 yevmiye sayılı satış sözleşmesini tanzim edip onaylayan ve bu nedenle hakkında görevi ihmal suçundan kamu davası açılan imzaya yetkili Başkatip İlhan Aldemir üzerindeki denetim ve gözetim görevini gereği gibi yerine getirmediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sanık müdafiinin temyiz aşamasında fotokopisini sunduğu karar suretine göre İlhan Aldemir hakkında Kadıköy 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/10/2012 gün 2009/439 Esas – 2012/2004 Karar sayılı ilamıyla beraet kararı verildiği ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği nazara alınarak, bu dosyanın getirtilerek incelenmesinden sonra, suça konu vekaletnameyi tanzim eden kişi hakkında beraet kararı verilmesi ve sanığın imzaya yetkili başkatibinin imzaladığı bir işlemi ayrıca tetkik etmesinin gerekli olup olmadığı hususları üzerinde durularak hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.