YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2258
KARAR NO : 2014/6702
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
Tebliğname No : 5 – 2012/239063
MAHKEMESİ : Hilvan Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/05/2012
NUMARASI : 2011/139 Esas, 2012/59 Karar
SUÇ : İhmal suretiyle görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden önce yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa değişikliği ile TCK’nın 257/2. maddesinde alt sınır 3 ay hapis cezası olarak belirlendiği ve sanık hakkında asgari hadden ceza tayin edildiği belirtildiği halde, 6 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,
Sanığın eylemlerini zincirleme biçimde gerçekleştirdiği halde hakkında TCK’nın 43/1. maddesi uygulanmayarak eksik cezaya hükmedilmesi,
Kayden sabıkasız olup, duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK’nın 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, hangi somut veri ve olgulara dayanıldığı gösterilmeden ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların niteliği gereği yasal engel teşkil etmeyeceği ayrıca adli sicil kaydındaki ilamın 01/10/2009 olan kesinleşme tarihinin bu dosyadaki Haziran 2009 olan suç tarihinden sonra olduğu gözetilmeden “kasıtlı suçtan sabıkasının bulunması,suç tarihi itibariyle sabıkasının silinme şartlarının oluşmamış olması ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat olmadığı” şeklindeki yeterli olmayan gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Suçun TCK’nın 53/l-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.