Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/2499 E. 2014/6459 K. 10.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2499
KARAR NO : 2014/6459
KARAR TARİHİ : 10.06.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/28282
MAHKEMESİ : Bitlis Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/06/2010
NUMARASI : 2010/4 Esas, 2010/272 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Görevi yaptırmamak için direnme eylemini saldırıda kullanılmaya elverişli araçla ve birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edilen sanık hakkında TCK’nın 265/4 ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın tekerrüre esas kabul edilen ve TCK’nın 142/1-f maddesinde yer alan elektrik hırsızlığı suçunun hükümden sonra 05/07/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 82. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve aynı Kanunun 83. maddesi ile karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürüldüğü, yine söz konusu kanunun geçici 2/2. maddesindeki “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” şeklindeki düzenleme karşısında bu hususlar araştırıldıktan sonra TCK’nın 58/6-7. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek kazanılmış hak saklı kalmak üzere CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.