Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/2504 E. 2014/6055 K. 03.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2504
KARAR NO : 2014/6055
KARAR TARİHİ : 03.06.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/35849
MAHKEMESİ : Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/05/2010
NUMARASI : 2010/182 Esas, 2010/220 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanun ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen, 03/06/2008 gün ve 2008/149-163, 13/11/2007 gün, 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK’nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK’nın 231/6. maddesinde yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, “TCK’nın 52/2. maddesinin uygulanması, dosya kapsamı” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçelerle sanık hakkında CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kısa süreli hapis cezasının seçenek adli para cezasına çevrilmesine ilişkin uygulama maddesi olan TCK’nın 50/1-a maddesi gösterilmeyerek CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-e maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş; sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.