YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3839
KARAR NO : 2014/9508
KARAR TARİHİ : 13.10.2014
Tebliğname No : 5 – 2011/398919
MAHKEMESİ : İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/06/2011
NUMARASI : 2005/127 Esas, 2011/161 Karar
SUÇ : Zimmet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi:
Zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükümlerini temyizde hukuki yararı bulunmayan sanıklar O.. Ö.. ve M.. A.. müdafiilerinin temyiz taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan vekilinin tüm sanıklar hakkındaki düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tüm dosya kapsamına göre, İ.. B..nda kadrolu şoför olarak görev yapan O.. Ö.., A.. Ö.. ve M.. A..’ın, söz konusu kurum tarafından kendilerine verilen benzin alım fişlerinde araçlarla yaptıkları kilometreleri gerçeğe aykırı şekilde yüksek yazıp, bu miktarda yakıt almış gibi göstererek aradaki farka karşılık gelen parayı kurumun anlaşmalı olduğu benzin istasyonu satış elemanı olan E.. Ç.., E.. K.., B.. M.., D.. D.., İ.. A.. ve T.. G..’ten alıp birlikte mal edinmeleri şeklinde gerçekleştiği ve kurum içindeki incelemelerle ortaya çıkarıldığı anlaşılan eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 2499 sayılı 40/3 ve 25/b. maddelerindeki düzenlemeler uyarınca kamu görevlileri yönünden özgü suç olan zincirleme basit zimmet, diğer sanıklar yönünden zimmete yardım etme suçlarını oluşturduğu, hükümden sonra 30/12/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 139. maddesiyle 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, bu Yasayla suç teşkil eden eylemlerin unsurlarının ve yaptırımlarının yeniden düzenlendiği, bu Kanunun 110/1-a maddesine göre ise zincirleme
şekilde nitelikli güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve lehe yasa değerlendirmesiyle zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasının bu hususlara göre yapılması gerektiği gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde düşme kararları verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.