Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/6305 E. 2014/4316 K. 17.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6305
KARAR NO : 2014/4316
KARAR TARİHİ : 17.04.2014

Tebliğname No : 5 – 2013/108274
MAHKEMESİ : Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2009
NUMARASI : 2009/175 Esas, 2009/198 Karar
SUÇ : Rüşvet alma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 5 yıl ve 7 yıl 6 aylık asli ve eklemeli zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 25/05/2004 ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesine gelince;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK’nın 18/09/2012 tarih ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçunu kapsadığı anlaşıldığından anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
Olay tarihinde Bozüyük Emniyet müdürlüğünde görevli polis memuru olan sanığın, aile içi şiddet suçuna müdahalede bulunmak üzere ekip arkadaşı ile olay yerine gittiği sırada taraflardan A.. S.. isimli kişinin belinden çıkardığı ruhsatsız tabancayı yakında bulunan bir arabanın altına attığını fark ettiği, bu tabancayı atıldığı yerden aldığı, daha sonra tabancanın sahibi olan A.. S..’in babası İ.. S..’le irtibata geçerek 1000 TL karşılığında işlem yapmadan tabancayı geri vermeyi teklif ettiği, ancak bu kişinin teklifi kabul etmeyerek durumu adli makamlara bildirdiği, adli makamların bilgisi ve talimatı doğrultusunda sanığı suçüstü yakalatmak amacıyla onunla tekrar irtibat kurarak tabancayı geri almak istediğini söylediği, 1200 TL’ye anlaşma sağlandığı, paranın verilip tabancanın alınacağı buluşma noktasında önceden seri numaraları alınmış bu miktar parayı sanığa verdikten sonra olay mahallinde tertibat alan kolluk görevlilerince yakalanan sanığın üzerinde tabanca ve paranın ele geçtiği anlaşılmakla;
Sanığın yetkili mercilere ihbar ve işlem yapmakla yükümlü olduğu adli görevi sırasında kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren ruhsatsız tabanca taşıma suçunu öğrendiği ve bu suç deliline el koyduğu halde, işlem yapmayarak geri verme karşılığında menfaat talep etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin suç tarihi itibariyle yürürlülükte bulunan 765 sayılı Yasaya göre nitelikli rüşvet almaya teşebbüs, 5237 sayılı TCK’na göre de rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturacağı ve lehe Yasa karşılaştırılmasının bu şekilde yapılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamı, oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.