YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6402
KARAR NO : 2015/7622
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/138710
MAHKEMESİ : Kahta Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/07/2010
NUMARASI : 2010/13 Esas, 2010/375 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hüküm fıkrasının (2) nolu bölümünde adi para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevirileceğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinde Kahta Devlet Hastanesinde Kadın doğum uzmanı olarak görev yapan sanığın, hamile ve rahatsız olması nedeniyle kendisine müracaatta bulunan mağdur Yasemin Kocabağa’nın önce sezaryen ameliyatı ile doğum yapmasına karar verip doğumhanede gerekli hazırlıkların yapılması talimatı vermesine karşılık daha sonra mağdurun yakınları ile tartışması neticesinde doğumhaneden çıkarılmasını isteyerek mağdurun sezaryen ameliyatını gerçekleştirmediği, ardından ambulans da tahsis edilmemesi nedeniyle yakınları tarafından bir başka hastaneye kendi imkanları ile götürülen mağdurun burada doğum yaptığı, bu şekilde görevinin gereklerine aykırı davranarak mağduriyete neden olduğu iddiasıyla açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda Anayasanın 141/3, CMK’nın 34/1 ve 230/1. maddeleri gereğince hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, CMK’nın 230. maddesine göre de gerekçede delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği nazara alınmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında, TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, .
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.