YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9129
KARAR NO : 2015/11956
KARAR TARİHİ : 29.05.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/212713
MAHKEMESİ : Çivril Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/12/2010
NUMARASI : 2009/366 Esas, 2010/642 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların adli sicil kaydındaki ilamların, 3167 sayılı Kanunun 13 ve 16. maddelerine aykırılık nedeniyle verilmiş olması, belirtilen eylemlerin hükümden sonra 03/02/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunun 3. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu suç olmaktan çıkarılması karşısında, sanıkların daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunduğu gerekçesiyle haklarında CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinin yasal dayanağı ortadan kalkmış ise de; katılanın olay nedeniyle uğradığı zararın giderilmemiş olmasına da dayanılarak anılan maddenin uygulanmamış olmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanun ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.