YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9751
KARAR NO : 2015/14491
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
Tebliğname No : 5 – 2012/269444
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 34. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/04/2012
NUMARASI : 2011/2194 Esas, 2012/699 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın sabit görülen eyleminin TCK’nın 257/1. maddesine uyan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden 257/2. madde ile uygulama yapılması,
Kabule göre de;
Hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanun ile TCK’nın 257/2. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı indirilmesine rağmen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
Adli sicil kaydı ve duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali bulunmayan, kişiliği nedeniyle TCK’nın 50. maddesi tatbik edilen sanık hakkında gerekçe gösterilmeksizin CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Gerekçeli karar başlığında katılanlar vekili Av. İ.. K..’nun sanık müdafii olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.