YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1431
KARAR NO : 2014/4088
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
Tebliğname No : 5 – 2013/36522
MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2012
NUMARASI : 2012/326 Esas, 2012/472 Karar
SUÇ : Zimmet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahallinde mahsuba esas tutuklulukta geçirilen sürelerin karar başlığına ilavesi mümkün görülmüş, lehe yasa değerlendirmesi yapılırken belirlenen sonuç ceza miktarlarına göre erteleme hükümlerinin de tartışılması gerektiği gözetilmemiş ise de; sanığın görevi gereği düzenlediği çeklerdeki sahtecilik eylemlerinin zincirleme biçimde kamu görevlisinin sahteciliği suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı TCK’nın 204/2, 43 ve 62. maddeleri uyarınca sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün belirlenmesinin gerekmesi, en lehe uygulama halinde dahi anılan Yasanın aleyhe olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04/03/2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha sanık lehine atıfet tanınamayacağından, lehe kabul edilen 765 sayılı TCK’nın 219/son maddesi gereğince memuriyetten müebbeten mahrumiyet cezasına hükmedilmemesi ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
765 sayılı TCK’nın 202/1. maddesinde yer alan “meydana gelen zararın bir misli kadar ağır para cezası” kavramı ile zararın kendisinin ifade edildiği ve toplam zimmet miktarı üzerinden ağır para cezası verildiği için bu miktarın ayrıca 80. madde ile artırılmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde sanık hakkında fazla ceza tayini, kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeni bir yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün görüldüğünden sonuç adli para cezasının 1.089 TL olarak belirlenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.