Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/2559 E. 2014/4873 K. 02.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2559
KARAR NO : 2014/4873
KARAR TARİHİ : 02.05.2014

Tebliğname No : 5 – 2013/76604
MAHKEMESİ : Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2013
NUMARASI : 2011/426 Esas, 2013/43 Karar
SUÇ : Zimmet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde Kayseri ve C..Elektrik T.A.Ş. muhasebe müdürü olan sanık Naim’in, aynı kurumda bütçe bilanço şefi olması yanında ayrı tüzel kişiliği bulunan E.. Tüketim Kooperatifi yönetim kurulunda da görev yapan sanık Haşim tarafından kooperatif üyesi şirket çalışanlarının yaptıkları gerçek harcama miktarından daha fazla miktarlarda düzenlenen kasa tahsil fişlerine dayalı tediye fişlerini imzalayarak ödemelerin bu şekilde yapılmasını ve bunun yanında yapılacak işlemlerde kullanmak üzere aldığı 900 TL tutarındaki avansın da Haşim’in yaptığı muhasebe hileleriyle mahsup veya ödeme işlemine tabi tutulmaksızın ilgisiz bir hesaba aktarılmasını sağlamak suretiyle her iki sanığın dayanışma içinde zincirleme nitelikli zimmet suçunu işledikleri anlaşılan olayda, Mahkemece lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK’nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanıkların eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak 765 sayılı TCK’nın 202/2, 80, 219/son ile 5237 sayılı TCK’nın 247/1-2, 43, 53, 204/2, 43, 53. maddeleri arasında karşılaştırma yapılıp lehe yasanın belirlenmesi gerektiği halde yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.