Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/2990 E. 2016/4267 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2990
KARAR NO : 2016/4267
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 09/01/2014 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesindeki “…… avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır.” düzenlemesinin verdiği yetkiye ve CMK’nın 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Adli emanetin 2011/2501 sırasında kayıtlı 2 adet cep telefonlarının hükümde iadesine karar verildiği, ancak aynı emanette kayıtlı mühürlü zarf içerisinde olduğu belirtilen tape izlenimi verilmiş müsvette kağıtlar, tanık Sadiye Kocabıyık’tan alınan suça konu 5000 TL ile sanıkların üzerlerinden ele geçirildiği belirtilen 1040 TL ve 10 USD, 3045 TL ve 100 USD paralar hakkında 28/11/2011 tarihli celsede talep üzerine nihai hükümle bir karar verileceği belirtilmesine rağmen hükümde bu hususta bir karar verilmediği, dosyada söz konusu emanet eşyaları hakkında başkaca verilmiş bir karara rastlanmadığı anlaşılmakla mahallinde CMK’nın 256 ve 257. maddelerine göre bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıkların söz konusu soruşturma dosyasının tarafı olmamaları nedeniyle evraktan örnek alma yetkileri bulunmadığı gibi C.Savcısının izni olmadan zabıt katibinin örnek verme yetkisinin bulunmaması karşısında, soruşturma dosyası üzerinde gizlilik kararı olup olmamasının sanıkların hukuki durumlarını etkilemeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, 26/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.