YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3999
KARAR NO : 2016/4695
KARAR TARİHİ : 05.05.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığı anlaşılan sanık müdafiin duruşma isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
S.S. Tosya Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olan sanığın kooperatife ait gayrimenkulün satışından elde edilen paradan 15.450 TL’yi kooperatif kayıtlarına geçirmeyerek mal edindiği ve … isimli kişiden kendisi için borç olarak aldığı 24.000 TL’nin ödemesini kooperatife ait çek ile yapmak suretiyle toplamda 39.450 TL’yi zimmetine geçirdiği iddiasıyla açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalardaki savunmasında taşınmaz satışından elde edilen gelirin Nalbantoğlu Yapı Malzemeleri şirketine olan borca mahsuben … tarafından ödendiğini, elden alınan 53,550 TL’nin de kooperatife harcandığını, …’dan alınan 24.000 TL’nin ise kooperatifin borçları için İsmail Yıldırım, …’e ödendiğini belirtmesi nazara alınarak maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak kesinlikte ortaya çıkarılabilmesi amacıyla kooperatifin borcu için … tarafından nakit veya kredi kartı ile ödeme yapılıp yapılmadığının adı geçen firmanın defter ve kayıtlarının muhasebeci bilirkişi vasıtasıyla incelenerek araştırılması, bu hususun doğrulanması amacıyla suç tarihinde ilgili firmada çalışan yetkililerin ve savunmada borç ödemesi yapıldığı belirtilen …, …simli kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilip kooperatifin borcu için kendilerine herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Suçun 5237 sayılı TCK’nın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 05/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.