YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/523
KARAR NO : 2016/2357
KARAR TARİHİ : 03.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
….. Barosuna bağlı avukat olarak görev yapan sanığın katılanın vekili sıfatı ile takip ettiği….Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/239 Esas sayılı dosyasının 27/10/2010 tarihli duruşmasına mazeretsiz katılmayarak HUMK’nın 409/1. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç ay içinde de yenilemeyerek aynı Kanunun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve bunun sonucunda katılanın mağduriyetine neden olmak suretiyle atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiş ise de; sanığın savunmasında özetle; “….’da görev yaptığını, katılanın avukat olan torunu tanık …’ın ricası üzerine il dışında olmasına rağmen davasını takip etmeyi kabul ettiğini, vekalet ücreti yanında davanın görüldüğü …. İlçesine gidip gelebilmek için yol masrafının da katılan tarafından karşılanması konusunda anlaştıklarını, katılanın yol ücretini … vasıtası ile duruşmadan önce gönderdiğini, gidiş dönüş masrafı artınca, bu uygulamanın masraflı olduğunu bildirip başkasına vekalet vermek üzere dosyanın kendisinden aldığını” bildirmesi ve tanık ….’ın savunmayı doğrulaması karşısında, olay hakkında bilgisi olduğu anlaşılan ve Mahkemeye sunduğu dilekçede benzer açıklamalarda bulunan ….’ın tanık sıfatı ile dinlenilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.