YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/926
KARAR NO : 2014/6687
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
Tebliğname No : 5 – 2013/403286
MAHKEMESİ : Düzce Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/11/2008
NUMARASI : 2008/170 Esas, 2008/215 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının hükmü sadece sanık lehine temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK’nın 235. maddesinin 2/c bendinde yer alan “Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek” şeklinde düzenleme karşısında, suç tarihinde babasına ait evin Akçakoca İcra Müdürlüğü’nde ihale usulüyle satıldığı esnada açık arttırmanın yapıldığı idareye gelen ve “bu evi alacak adamı öldürürüm” şeklinde tehdit içeren sözler söyleyerek ihalenin iptal edilmesine neden olan sanığın eyleminin, aynı Kanunun 235/5. kapsamında kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
Tüm dosya kapsamından sanığın tehdit eylemini sadece mağdur Erol’a karşı gerçekleştirdiği anlaşılmasına rağmen TCK’nın zincirleme suça ilişkin 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Sanığa verilen hapis cezası adli para cezasına çevrildiği halde, hakkında TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren, TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca diğer kişisel nedenlerden önce uygulanması gereken ve sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK’nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesine göre oluşturulan mahkumiyete konu suçun 6273 sayılı Kanunun 3. maddesi ile idari yaptırıma dönüştüğü de gözetilerek, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.