YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3493
KARAR NO : 2018/9477
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde … Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılan lehine maddi, manevi tazminat davası açmak ve evinin tapu kaydı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına yönelik işlemleri yapmak üzere … 27. Noterliğince düzenlenen 20/10/2010 tarih, 21173 yevmiye sayılı vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlendiği, bu tarihten sonra … Barosu Disiplin Kurulu kararıyla 26/11/2010 ve 26/11/2013 tarihleri arasında 3 yıl süre ile avukatlık mesleğinden yasaklandığı, yargılama sırasında dinlenen tanıklar … ve katılanın beyanlarına göre avukatlık mesleğinden yasaklandığı tarihten sonra 30/11/2010’da vekalet ücreti ve masraf olarak katılandan 1.300,00 TL almak suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında avukatlık mesleğinden yasaklı olduğuna dair … Barosu Başkanlığının 16/03/2011 tarihli cevabi yazısı dışında bilgi-belge olmadığı, avukatlık mesleğinden yasaklanmasına ilişkin kararın hangi tarihte sanığa tebliğ edildiğine ve kesinleştiğine dair evrakın dosya arasına alınmadığı gözetilerek bu hususun tespiti bakımından sanığa ait yasaklama kararı ve bunun tebliğine ilişkin tüm belgeler ile sanık hakkındaki baro disiplin dosyasının onaylı örnekleri temin edilip, sanığın avukatlık mesleğinden yasaklı olduğunu bilip bu durumu katılandan gizleyerek hileli davranışlarla menfaat temin ettiğinin anlaşılması halinde eyleminin TCK’nın 158. maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı da denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve gün adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddeleri olan TCK’nın 50/1-a ve 52/2. madde ve fıkra hükümleri ile gün adli para cezasının miktarının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Suçun TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.