YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9360
KARAR NO : 2017/595
KARAR TARİHİ : 21.02.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müşteki sanık Turhan Işık’ın karar başlığında gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tarihinde Çaycuma Saltukova Jandarma karakol Komutanı olarak görev yapan sanığın, hakkında kesinleşen mahkumiyet kararı olan ve yakalanan müşteki sanık…’ı Savcılığa getirmesi gerekirken 750 TL rüşvet karşılığında kendisini serbest bıraktığının iddia ve kabul edildiği olayda, lehe Yasa değerlendirilmesi yapılırken 2002 yılı itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü dikkate alındığında rüşvet tutarının pek hafif değerde olduğu, 765 sayılı TCK’nın 219/3. maddesine göre verilecek cezadan üçte iki oranında indirim yapılması gerektiği, bu durumda ise 765 sayılı Yasanın lehe olacağı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile lehe yasanın hatalı olarak belirlenmesi sonucu sanığa fazla ceza tayini,
Sanık hakkında bozma öncesi hükmolunan ceza miktarının aleyhe temyiz olmadığından kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınıp neticeten 2 yıl hapis cezasına indirildikten sonra TCK’nın 51. maddesine göre ertelenmesine karar verildiği, rüşvet suçundan hüküm kurulduğu takdirde sonuç hapis cezasının iki yıldan fazla olması nedeniyle erteleme sınırları dışında kalacağı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04/03/2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağı gözetilmeden hükmolunan cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
Dairemizin 21/02/2013 tarih ve 2012/2426 Esas, 2013/1307 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen ilk hükmün sanık müdafii tarafından sanık lehine temyiz edildiği nazara alındığında Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/09/2011 gün ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağı gözetilmeden, ilk hükümde uygulanmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 53/5. maddesinin tatbikine karar verilmesi,
TCK’nın 53/3. maddesi gereğince mahkum olduğu hapis cezası ertelenen sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğuna ilişkin hükümlerin uygulanamayacağının nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.