YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9990
KARAR NO : 2019/6284
KARAR TARİHİ : 18.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : …, Bircan Mersinli, …
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık … müdafin süresinden sonra vaki ve sonuç ceza miktarı itibarıyla da koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanık …’ın…Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisinde pratisyen hekim, sanık …’ın ise aynı hastanede nöroloji asistanı olarak görev yaptıkları, sanıkların 27/07/2007 tarihinde acil servise müracaat eden katılan …’nin tedavisinde gerekli dikkat ve özeni göstermemek, acil başvurularında tanıyı yeniden gözden geçirmemek, ileri tetkik planlamamak ve konsültasyon belgesini doğru tutmamak suretiyle katılanın hastalığının ilerlemesine sebebiyet vererek görev gereklerine aykırı davrandıkları iddia ve kabul edilen somut olayda; acil servise müracaat eden katılan …’nin daha önceden aynı hastanenin nöroloji servisinde yatarak tedavi gördüğünü beyan etmesi üzerine sanık …’ın bu servisteki nöbetçi doktora haber verdiği, katılanın kardeşi tanık …’in de acil servise geldiklerinde kendilerini acil serviste görevli bir erkek doktorun karşıladığını, katılanın aynı hastanenin nöroloji servisinde yatarak tedavi gördüğünü beyan etmeleri üzerine doktorun nöroloji servisinden bir doktorun gelmesini ve hasta dosyasını istediğini, sonrasında nöroloji servisinden gelen kadın bir doktorun mağduru muayene ve reçete yazarak taburcu ettiğini ifade etmesi, sanık …’ın ise katılanın tedavisinde görev almadığını, katılanı acil serviste muayene ederek taburcu eden nöroloji doktorunun kendisi olmadığını savunması, katılanın eşi … ve kardeşi …’in duruşmada yüz yüze geldikleri sanık …’ı hatırlamadıklarını, katılanı muayene eden doktor olup olmadığından emin olmadıklarını beyan etmeleri ve
dosya içerisindeki tedavi evrakında da sanık …’ın adının geçmemesi karşısında, sanık …’ın üzerine atılı katılanla ilgili resmi evrakı düzenli tutmamak eylemiyle katılanın ileri derecede rahatsızlanması arasında illiyet bağının ne şekilde gerçekleştiğinin karar yerinde tartışılmasından, sanık …’ın ise katılanın tedavi sürecinde görev aldığına ilişkin dosya kapsamındaki delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı gözetilerek, katılanın muayene ve taburcu işlemlerini yapan nöroloji doktorunun tespiti için hastaneye müzekkere yazılarak suç tarihinde nöroloji servisinde görevli kadın doktorların isimlerinin sorulması ve suç tarihine yakın teşhise elverişli fotoğrafları temin edilmek suretiyle teşhis yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 18/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.