YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11891
KARAR NO : 2023/6541
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/200 Esas, 2014/264 Karar
SUÇLAR : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2014 tarihli ve 2013/200 Esas, 2014/264 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Osmaniye PTT Baş müdürlüğünün, sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasında, katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmediği, bu itibarla davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.10.2012 tarihli ve 2010/12761 Soruşturma, 2012/4481 Esas, 2012/395 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 249 uncu maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2014 tarihli ve 2013/200 Esas, 2014/264 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’nin temyiz sebepleri
Mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına,
B. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri
Zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mağdur sayısınca mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, mağdur ve şikayetçi ifadeleri tamamlanmadan eksik kovuşturma ile karar verildiğine,
C. Katılan … PTT Baş müdürlüğü vekilinin temyiz sebepleri
Kurum lehine vekalet ücretine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Osmaniye PTT Baş müdürlüğünde gişe memuru olarak çalışan sanığın terhis olan erlerin maaşlarına ait havaleleri sahte kimlik numaraları uydurarak sahte makbuz düzenlemek suretiyle şikayetçilere ödenmiş gibi gösterdiği ve bu şekilde toplamda 21.738,73 TL’yi zimmetine geçirdiği iddiası ile hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında mahkemece; şikayetçi, mağdur ve katılan beyanları ile teftiş raporlarına göre sanık tarafından gerçekleştirilen eylemler neticesinde her iki suçun da sübuta erdiği kabulüyle mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihlerinde Osmaniye PTT Baş müdürlüğünde gişe memuru olarak görev yapan sanığın, mağdurlar adına sahte ödeme belgeleri düzenleyip, 21.738,73 TL’yi uhdesinde bulundurduğu kabul edilerek zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; mahkemece bilirkişi raporu alınmayıp yine aynı mahkemenin 2011/142 Esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması amacıyla, dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanığın uhdesinde katılan kuruma veya mağdurlara ait para kalıp kalmadığı ile varsa miktarını belirleyen rapor alınması sonrasında hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden yapılan sorgulamada; sanık hakkında zimmet suçundan aynı Mahkemenin 2016/194 Esas sayılı dava dosyasında yargılamaya devam edildiği anlaşılmakla, suç ve iddianame tarihleri de dikkate alınarak hukuki kesintinin gerçekleşmediğinin belirlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma ihtimaline göre mümkünse her iki davanın birleştirilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın, mağdurlar adına sahte ödeme belgeleri düzenleyip, mağdurların yerine imza atmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanığın ilgili kurumlardan tatbike medar yazı ve imzaları getirtilip, huzurda da yeteri kadar imza ve yazı örneklerinin alınması ve suça konu belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ile iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, sanığın inkarı karşısında ödeme belgeleri üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınması sonrasında hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında suçun zincirleme şekilde işlenmesi halinde cezanın 1/4’ten 3/4’üne kadar artırılabileceği öngörülmüş olup, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılırken, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenleme uyarınca mağdur ve/veya fiil sayısı nazara alınıp, fiillerin süresi de gözetilerek benzer olaylarla karşılaştırıldığında suç ile ceza arasındaki dengeyi bozmayacak ve denetime imkan verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşacak bir artırım oranı belirlenerek ceza tayin edilmesi gerekirken, alt sınırdan 1/4 oranında artırım yapılmak suretiyle her iki suç yönünden de eksik cezaya hükmolunması,
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunda uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasının hükme ilave edilmesi,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir” şeklindeki hüküm uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan … PTT Baş müdürlüğü lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Katılan … PTT Baş müdürlüğü vekilinin sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebi yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Osmaniye PTT Baş Müdürlüğü vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan … PTT Baş müdürlüğü vekilinin sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan hükme, sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının her iki suçtan kurulan hükümlere ilişkin temyiz talepleri yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2014 tarihli ve 2013/200 Esas, 2014/264 sayılı Kararına yönelik katılan vekili, sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.05.2023 tarihinde karar verildi.