YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/13141
KARAR NO : 2023/6982
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma, denetim görevinin ihmali
HÜKÜM : Mahkumiyet (sanıklardan …’ın zincirleme basit zimmet, …’ün bu suça yardım etme, diğer sanıkların denetim görevinin ihmali suçlarından), Karar verilmesine yer olmadığına (sanıklardan … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında görevi ihmal suçundan)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Denetim görevinin ihmali ile görevi kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suçlardan kurulan hükümleri temyiz etme hakkı bulunmayan, keza görevi kötüye kullanma suçundan verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararların hüküm niteliğinde olmayıp temyizi kabil bulunmadığından, Hazinenin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz isteminin ve sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafiinin süresinden sonra vaki ve tayin olunan cezanın miktarına göre de yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan Oda vekilinin sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmü yönünden lehe, sanıklardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafileri ile sanık …’ın sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI VE DURUŞMASIZ OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanıklardan … hakkında zincirleme basit zimmet, … hakkında zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK’nın 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen suçu işleyen sanıkların 53/5. maddesi gereğince bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmaları yerine kamu görevinden yasaklanmalarına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanıklar müdafileri ve sanık … ile katılan Oda vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında denetim görevinin ihmali suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen denetim görevinin ihmali suçunun TCK’nın 251/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2008 yılı ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa’nın 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3-Sanıklar …, … ve … haklarında denetim görevinin ihmali suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklardan …’nın hükümden sonra 09/10/2013, …’nun 10/05/2014, …’ın 11/10/2014 tarihlerinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 30/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.