Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/3164 E. 2021/7036 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3164
KARAR NO : 2021/7036
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nin 260/1. maddesine göre zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ile vekilinin katılma ve temyiz taleplerini içerir dilekçe sunması karşısında, 3628 sayılı Yasa’nın 18 ve CMK’nin 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma isteminin KABULÜNE, … köyü muhtarı Ferit Tığlı’nın 17/01/2018 havale tarihli dilekçesinin aleyhe temyiz iradesi içermediği gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin müdafin sanık hakkında kurulan tüm mahkumiyet hükümlerine, katılan Hazine vekilinin ise zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinde … köyü muhtarı olan sanığın şikayetçi …’nın çiftçi desteğinden faydalanmak için kendisine imzalatmak istediği belgeyi su kullanımı borcu bulunduğu gerekçesiyle imzalamaktan imtina ederek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiş ise de; olayın tanığı olan …’ın şikayetçi tarafından sanığa imzalatılmak üzere kendisine bırakılan adı geçen belgeye sanığın muhtarlık mührünün yanında olmadığını ve şikayetçinin su borcu bulunduğunu söyleyerek imza atmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı gözetilerek yüklenen suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucunda mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanığın, köy sakinlerinin gül parasından kesinti yaparak … Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanı olan …’dan şahsi borç olarak aldığı 10.000,00 TL’yi köy sakinlerine ödettirmesi şeklindeki eyleminin tüm dosya kapsamına ve adı geçen tanığın beyanlarına nazaran, uhdesinde köye ait bir para bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu isnadın sübut bulmadığı ancak mahkemece hükme esas alınan ve Sayıştay emekli uzman denetçileri tarafından düzenlenen 02/09/2014 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere mal edindiği iddia edilen 980,00 TL’nin sanığın uhdesinde olmadığı ve anılan meblağın köy gelir gider defterine kaydının yapılmamasının zimmet suçunu değil ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı dikkate alınmadan suç vasfında hataya düşülerek zimmet suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sahtecilik suçlarında belgenin sahte olup olmadığının, sahte ise iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinin hakime ve mahkemeye ait bir husus olması nedeniyle sanık tarafından düzenlendiği belirtilen sahte belge asıllarının huzurda incelenip, yapılan gözlemin zapta geçirilmesi, bu durumun gerekçeli kararda tartışılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu sanık hakkında resmi belgeyi bozmak suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Zimmet suçu yönünden TCK’nin 247/1, 249, 43, 248 ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle aynı Kanun’un 61/5. maddesine aykırı davranılması,
Sanığın, köy tüzel kişiliğine ait tahsilat makbuzlarında tahrifat yapma şeklindeki eyleminin TCK’nin 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı nazara alınmadan suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK’nin 205. maddesinde düzenlenen resmi belgeyi bozmak suçundan hüküm kurulması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nin 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçları TCK’nin 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 22/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.