Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/3267 E. 2021/7705 K. 30.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3267
KARAR NO : 2021/7705
KARAR TARİHİ : 30.12.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kurulan beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 04/05/1987 tarihli ve 600/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilemeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı, somut olayda suç tarihlerinde İl Trafik Şube müdürü olan temyiz dışı sanık …’ın hacizli araçları otoparka yönlendireceğini söylemesi üzerine … isimli iş yerini açan sanıklardan … ve otoparkı işleten …’in bu iş için …’a maddi menfaat sağladıklarının anlaşılması karşısında, şarta bağlı olan teklifin rüşvet suçunu oluşturmayacağı, yine S.S. 6 No’lu Dolmuşçular ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin başkanı …, başkan yardımcısı … ve üyesi …’un kooperatif üyelerine ait araçlara trafik cezası yazılması gereken durumlarda işlem yapılmaması, kooperatifle rekabet içerisinde bulunan araçlara trafik cezası yazılması, sanık …’in babasının kasksız motosiklet kullanması nedeniyle cezai işlem uygulanması gerekirken uygulanmaması karşılığında İl Trafik Şube müdürü olan …’a maddi menfaat sağladıkları olayda, taraflar arasında işin yapılmasından önce veya yapılması sırasında rüşvet anlaşması yapıldığına dair yeterli delil bulunmaması karşısında, sanıkların üzerlerine atılı rüşvet verme suçunun unsurlarının gerçekleşmediği, tüm sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 6352 sayılı Yasa’dan önce 257/3. maddesinde düzenlenen özgü suç niteliğindeki kamu görevlisinin görevinin gereklerine uygun davranması için çıkar sağlaması suçuna TCK’nin 40/2. maddesi uyarınca iştirak etme vasfında olduğu, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 12/08/2009 tarihli sorgu ile 27/12/2017 tarihli hüküm arasında bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı TCK’nin 7/2 ile 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 30/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.