Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/3870 E. 2022/15069 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3870
KARAR NO : 2022/15069
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma ve rüşvet verme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜM : 1-Sanık … hakkında …’e rüşvet verme suçundan mahkumiyet, …’a rüşvet verme suçundan beraat,
2-Sanık … hakkında …’e rüşvet verme suçundan beraat, … ve …’e rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanmaya yardım etme suçundan mahkumiyet,
3-Sanık … hakkında sanık …’e rüşvet verme suçundan mahkumiyet,
4-Sanık … hakkında …’dan rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
5-Sanık … hakkında …’den ve …’ten rüşvet alma (iki kez) ve resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (bir kez) suçlarından mahkumiyet, …’dan (bir kez) ve …’ten (iki kez) rüşvet alma suçlarından ayrı ayrı beraat,
6-Sanık … hakkında …’den rüşvet alma suçundan beraat, …’dan rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
7-Sanık … hakkında …’e rüşvet verme suçundan beraat (iki kez).

Mahalli mahkemece verilen hükümler ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların CMK’nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizinin mümkün bulunmadığı, O yer Cumhuriyet savcısının bu yöndeki isteminin itiraz mahiyetinde olduğu ve … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/12/2014 tarihli ve 2014/1187 Değişik iş sayılı Kararı ile değerlendirilip gerekli kararın verildiği görüldüğünden dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; sanıklar …, …, … ve …’ün haklarındaki mahkumiyet hükümlerine, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar … ve … hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine, sanık …’ün …’in iş yeri hakkında düzenlenen tutanağın yok edilmesi karşılığında …’ten menfaat talep etmesi eylemine ilişkin olarak rüşvet alma suçundan verilen beraat hükmüne, emniyet uygulamalarının önceden haber verilmesi karşılığında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik aleyhe, sanık … hakkında … ve …’e rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanmaya yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, emniyetin uygulamaları hakkında menfaat temini karşılığında bilgi aktarılması eylemi yönünden sanıklar … ve … hakkında rüşvet verme ve rüşvet alma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik lehe temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında …’den rüşvet alma suçundan verilen beraat hükmüne, sanık … hakkında …’in iş yeri hakkında düzenlenen tutanağının yok edilmesi karşılığında …’ten rüşvet talep etmesi eyleminde rüşvet alma suçundan verilen beraat hükmüne, emniyet uygulamalarının önceden haber verilmesi karşılığında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında … ve …’e rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanmaya yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın mahkemece sübutu kabul edilen eylemine uyan görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK’nın 257. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 16/10/2014 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3-Sanık … hakkında …’e rüşvet verme, sanık … hakkında …’den ve …’ten rüşvet alma (iki kez) ve resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (bir kez) suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde Anamur İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru olan sanık …’ün, … ve …’e polis kontrol ve uygulamalarını önceden haber vermesi karşılığında menfaat temin ettiği iddia ve kabul edilen somut olayda rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; 5237 sayılı TCK’nın rüşveti tanımlayan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde “Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır” denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05/07/2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle; tapelerdeki görüşmelerin yapıldığı tarihlerde emniyet kontrol ve uygulamalarının olup olmadığı, varsa sonucunun ne olduğu ve o tarihlerde sanık …’ün görevli olup olmadığının tetkik edilmesinden yine sanıklar hakkında bir kimseyi fuhşa teşvik etme, bunun yolunu kolaylaştırma ya da aracılık etme suçuyla ilgili olarak Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/486 Esas sayılı dosyasının akıbetinin araştırılarak bir örneğinin dosya arasına getirtilmesinden sonra bütün deliller birlikte değerlendirilip, şarta bağlı rüşvet anlaşması yapılamayacağı, suçun oluşabilmesi için görev gereklerine aykırı olarak belirli bir işin yapılması veya yapılmaması karşılığında çıkar sağlanacağı konusunda taraflar arasında işin yapılmasından önce veya yapılması sırasında gerçekleştirilmiş bir anlaşmanın bulunması gerektiği hususları da göz önünde tutularak rüşvet suçunun unsurlarının oluşmaması halinde eylemlerin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama ve bu suça iştirak etme suçları kapsamında kalıp kalmadığının karar yerinde tartışılması sonrasında sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanık …’ün, …’in iş yeri ile ilgili olarak idari para cezası gerektiren eylemlere ilişkin emniyet müdürlüğünce düzenlenen tutanağı idari para cezası uygulanmasını engellemek amacıyla yok ettiği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; dosya kapsamındaki iletişimin denetlenmesi kararlarının CMK’nın 135/8. madde ve fıkrasındaki katalog suçlardan olan rüşvet suçuna ilişkin olup resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu yönünden telefon görüşmelerinin tesadüfen elde edilen delil niteliğinde olduğu, telefon dinlemesi sırasında tesadüfen elde edilen kanıtların dikkate alınabilmesi için söz konusu suçun da 135. maddede sayılan katalog suçlardan birisine uygun olmasının gerektiği, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu söz konusu madde ve fıkrada sayılan suçlardan olmadığından aynı Kanun’un 138/2. madde ve fıkrası gereğince iletişimin tespiti tutanaklarının bu suç yönünden yasal delil olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, hukuka aykırı deliller dışlandığında dosya kapsamında sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yüklenen suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere, rüşvet suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil, zarar göreni olacağı nazara alınarak, sanık … hakkında TCK’nın 252. maddesinden tek hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle aynı Kanun’un 43. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak ceza belirlenmesi yerine, sanık …’ün rüşvet alma suçundan iki kez cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan kurulan hükümde sanığın kamu görevlisi olmasına nazaran 5237 sayılı TCK’nın 205. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanık … hakkında takdiri indirim nedenleriyle çelişki oluşturacak şekilde dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri ve pişman olmadığına dair oluşan kanaat gerekçe gösterilerek resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelemeye yer olmadığına dair kararlar verilmesi,
Yüklenen rüşvet alma suçlarını TCK’nın 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık … hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi yerine, sadece memuriyet hak ve yetkisini kullanmasının yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
4-Sanık … hakkında …’e rüşvet verme suçundan kurulan mahkumiyet ile …’a rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık …’nin hükümden sonra 20/10/2017 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanıklar …, … ve … ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklardan … yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 27/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.