YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6901
KARAR NO : 2019/9202
KARAR TARİHİ : 03.10.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz talebinin tüm sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu, tebliğname başlığında temyiz edenler arasında gösterilen sanık …’in ise temyiz talebinin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’da dava zamanaşımının sirayeti konusunda fiile bağlılığı esas alan nesnel ölçütün kabul edilmiş olması nedeniyle iştirak halinde suç işleyen sanıklardan bir kısmı hakkında verilen mahkumiyet kararının dava zamanaşımını keseceğine işaret eden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/03/2012 tarihli ve 2011/11-241-2012/114 sayılı Kararı da nazara alındığında, iştirak halinde suçu işlediği iddia edilen sanıklar … ve … hakkındaki mahkumiyet kararları dava zamanaşımını kestiğinden tebliğnamede yer alan sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümleri yönünden zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Sanıklar … ve … haklarında Hacire Hakan’a yapılan yardımlara ilişkin isnatlar yönünden görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kurulan beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında …’a yapılan yardımlara ilişkin isnat yönünden görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümleri ile sanık … hakkında Hacire Hakan’a yapılan yardımlara ilişkin
isnat yönünden zincirleme basit zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihinde sanıklardan …’nın Bingöl Sosyal Hizmetler İl müdürü, …’in müdür yardımcısı olarak görev yaptıkları, sosyal yardım talebinde bulunan ve eşi geçici köy korucusu olarak çalışan … hakkında ikametgahına gidilmeksizin düzenlenen sosyal inceleme raporunun gerçeğe aykırı bilgiler içerdiği, söz konusu raporu düzenleyen sanık … hakkında bu isnada ilişkin olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, rapor içeriğinde yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığına dair bilgi sahibi olduklarına ilişkin delil bulunmayan ancak bu rapor içeriğinde yer alan bilgilerin doğruluğuna ilişkin gerekli kontrolleri yapmaksızın yardım yapılmasına ilişkin evrakı düzenleyen sanık … ile onaylayan sanık …’nın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri tüm dosya kapsamı itibarıyla sabit olduğu halde yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Yardım alan Hacire Hakan’ın ve eşinin sağlık problemleri, sahip oldukları çocuk sayısı, ailenin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Ayni ve Nakdi Yardım Yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvencesi olmakla birlikte sosyo-ekonomik olarak zor durumda bulunan aileye sosyal yardım yapılmasını sağlayan sanık …’nın suç kastı ile hareket ettiğine dair cezalandırılması için yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden bu isnat yönünden mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanık …’ya ihtarına karar verilmesi,
Sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 03/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.