Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/9026 E. 2023/5324 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9026
KARAR NO : 2023/5324
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/368 Esas, 2013/370 Karar
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜMLER : Zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet, birleşen 2012/281 Esas sayılı dosyaya konu zimmet eylemi yönünden beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz eden sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunduğu gibi 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ancak; suçtan zarar görenler Hazine ve … vekilinin bir haftalık yasal süreden sonra kararı temyiz ettiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.07.2010 tarihli ve 2010/21828 Soruşturma, 2010/10629 Esas, 2010/690 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/368 Esas sırasında kayıtlı kamu davası açılmıştır.

Yargılama devam ederken Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2011 tarihli ve 2011/36189 Soruşturma, 2011/13273 Esas, 2011/823 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2011 tarihli, 2011/427 Esas ve 2011/407 sayılı Kararı ile davanın aynı mahkemenin 2010/368 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Yargılama devam ederken Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.06.2012 tarihli ve 2007/11748 Soruşturma, 2012/9094 Esas, 2012/689 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme zimmet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2012 tarihli, 2012/281 Esas ve 2012/252 sayılı Kararı ile davanın aynı mahkemenin 2010/368 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2013 tarihli, 2010/368 Esas ve 2013/370 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, birleşen 2012/281 Esas sayılı dosyaya konu eyleme yönelik olarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz nedenleri
Mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın kastının bulunmadığına, zilyetliği sanığa devredilmiş bir paranın bulunmadığına, yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediğine, hileli davranış bulunmaması nedeni ile suç vasfının nitelikli zimmet olarak kabulünün hatalı olduğuna, eksik olarak hazırlanmış bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, beraat hükmü bakımından vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Suçtan zarar görenler vekilinin istemi; katılma taleplerinin kabulü ile sanık hakkında verilen cezanın onanmasına ve vekalet ücretine karar verilmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 03.12.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
1. Ön inceleme kısmında açıklanan nedenle yokluğunda verilen kararın suçtan zarar görenlerden Hazineye 17.12.2013 ve Adalet Bakanlığına 06.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak suçtan zarar görenler vekilinin 17.12.2015 havale tarihli dilekçesiyle 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra kararı temyiz etmiş olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da nazara alınarak 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2013 tarihli ve 2010/368 Esas, 2013/370 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.04.2023 tarihinde karar verildi.