Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/1703 E. 2023/7858 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1703
KARAR NO : 2023/7858
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/302 Esas, 2015/62 Karar
SUÇLAR : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2009 tarihli ve 2007/173542 Soruşturma, 2009/54765 Esas, 2009/2103 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2012 tarihli ve 2009/444 Esas, 2012/81 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
3. Sanık … ve müdafii, sanık … müdafii ile sanık …’ın temyizi üzerine hükümlerin Dairemizin 28.05.2014 tarihli ve 2013/1828 Esas, 2014/5849 sayılı Kararı ile; sair temyiz itirazları reddedilerek sanıklardan … ve …’in zimmet eylemlerinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (765 sayılı Kanun) döneminde gerçekleştiği, diğer sanık …’ün zimmet eylemlerinin ise 5237 sayılı Kanun dönemine sarktığı, buna göre; her bir sanık için suç tarihleri ve zimmet miktarları nazara alınıp temel cezanın belirlenmesi, denetime elverişli olacak biçimde lehe-aleyhe yasa karşılaştırmasının yapılması, keza sanıklar haklarında 765 sayılı Kanun’un ya da 5237 sayılı Kanun’un değer azlığı ve etkin pişmanlığa ilişkin hükümlerinin uygulanma kabiliyeti bulunup bulunmadığı hususu da tartışılıp bir hükme varılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/302 Esas, 2015/62 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ve dahil olmadığı zimmet eylemleri nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu kapsamında sorumlu tutulması gerektiğine yöneliktir.
2.Sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz sebepleri; sanıkların üzerlerine atılı suçun sübut bulmadığına ilişkindir.
3.Sanık … müdafii süre tutum dilekçesiyle temyiz talebinde bulunmuş ancak gerekçeli karar tebliğ edildiği halde gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamıştır.
III.GEREKÇE
1.Sanık …’e isnat edilen kooperatife verdiği borç karşılığında aldığı 5 adet toplam 38.200,00 TL bedelli senetleri, alacağını tahsil ettiği halde oğlu …’e ciro edip takibe koyulmasını ve tahsilini sağladığı şeklindeki eylemde, kooperatifin …’e olan borcu 31.03.2005’te ödediği, 2005 yılı Mart ayı içerisinde de… tarafından senetlerin icra takibine konu edildiği, senetleri ciro ettikten sonra yönetim kurulu üyeliği devam eden …’ün senetlerin takibe konması ve tahsili aşamasında icrai bir hareketi olmadığı, bu haliyle suç tarihinin 2005 yılı Mart ayı olarak kabul edilmesi gerektiği, sanıkların yargılama konusu diğer eylemleri için de son suç tarihinin 2004 yılı olması sebebiyle bu suçun 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanıklar lehine olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.
2.Suç tarihleri olan 2004 yılından ve 2005 yılı Mart ayından temyiz incelemesi tarihine kadar, 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/302 Esas, 2015/62 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.