Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/2184 E. 2023/342 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2184
KARAR NO : 2023/342
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği
HÜKÜMLER : Nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran sanık müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2014 tarihli ve 2013/17278 Soruşturma, 2014/28 Esas, 2014/5 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 212 nci maddesi yollamasıyla 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 2014/28 Esas, 2016/31 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan da, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olduğu halde vekalet ücreti hükmedilmemesine münhasırdır.
2.Sanık müdafiinin temyizi, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, suça konu tomrukların sanığın amirinin bilgisi dahilinde depodan çıkarıldığına, hacimleri itibarıyla sanığın tek başına dava konusu tomrukları depodan çıkartmasının mümkün olmadığına, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı halde hatalı şekilde zimmet ve sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamından; suç tarihinde Paşabükü Orman İşletme Şefliğinin orman deposunda depo memuru olarak çalışan sanığın görev yaptığı dönemde 132,295 m3 kayın tomruğu açığı oluştuğu, oluşan bu açığı kapatmak için … Anonim Şirketi isimli firmaya ait 4 ayrı istif numarasına kayıtlı tomrukları sahte nakliye tezkereleriyle depodan çıkarılmış gibi gösterdiği, bu hususların … A.Ş. firmasının tomruklarını istemesiyle ortaya çıktığı, sanıkla aynı yerde çalışan bir kısım tanıkların, sanığın açığa konu tomrukları amirinin bilgisi dahilinde aldığını beyan ettiği kişilerin, amiri … ile sanığın ifadelerinin alındığı, neticesinde sanık hakkında üzerine atılı suçlardan kamu davası açıldığı ve cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Toplanan kanıtlarla iddia ve savunma incelenip tartışılarak suçların sübutu ve niteliği soruşturma sonuçlarına ve yasaya uygun biçimde tayin edilmiş bulunduğundan ve zimmete konu tomruklar karşılığında … A.Ş. firması tarafından ödenen ihale bedeli olan 37.867,78 TL’nin zimmet miktarı olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2014/28 Esas, 2016/31 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 3.600,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.