Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/2200 E. 2022/14101 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2200
KARAR NO : 2022/14101
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … hakkında kurulan hükme yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın rüşveti düzenleyen 252. maddesinin 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın 87. maddesi ile değişik 4. fıkrasında suç için özel teşebbüs hükmünün düzenlendiği ve suç tarihinin de yasa değişikliğinden sonra olduğu gözetildiğinde, sanık … hakkında genel teşebbüsü düzenleyen TCK’nın 35/2. maddesi yerine özel teşebbüsü düzenleyen 252/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Ayrı ayrı rüşvet anlaşması yapılmadığı sürece, sanıkların başlangıçta hedefledikleri ve vermek istedikleri miktara yönelik olarak gerçekleştirecekleri birden fazla eylemlerin, ilk başta verilmesi hedeflenen miktar yükseltilerek fazlalaştırılmadığı müddetçe fiilin gerçekleşme şekli ve eylem bütünlüğü içinde tek suç oluşturacağı nazara alınmadan, son eylemde yapılması istenen işe ilişkin olarak ayrı bir talep olmadığı, bu nedenle de zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin sanık … hakkında TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
UYAP sisteminde yapılan sorgulamada; sanık … hakkında aynı suçtan … Cumhuriyet başsavcılığının 02/05/2016 tarihli, 2014/5166 Soruşturma, 2016/561 Esas, 2016/213 sayılı İddianamesi ile kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davanın akıbetinin araştırılması, derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilmesi, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması gerektiğinin nazara alınmaması,
TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun sanık …’nin kendi altsoyu dışındaki kişiler hakkında hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin göz ardı edilmesi,
Adli sicil kaydında bulunan … (Kapatılan) 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/440 Esas, 2011/663 sayılı Kararı uyarınca sanık … hakkında TCK’nın 58/6-7. madde ve fıkraları uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Sanık …’in hükümden sonra 08/12/2018 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık … açısından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 01/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.