Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/2827 E. 2023/411 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2827
KARAR NO : 2023/411
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6 ncı Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı (Kapatılan) Adana Askeri Mahkemesi

SUÇLAR : Rüşvet alma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

29.12.2015 günü tebliğ edilen hüküm sanık … tarafından 06.01.2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ise de; hükümde kanun yolunun temyiz ve inceleme merciinin Askeri Yargıtay olduğu, hükmün tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde kanun yoluna başvurulabileceği, bu başvurunun kararı veren Askeri Mahkemeye yapılabileceği, asker kişiler yönünden en yakın askeri birlik komutanlığına veya askeri kurum amirliğine beyanda bulunmak suretiyle yapılabileceğinin de belirtildiği, ancak kanun yoluna başvurunun Adli Yargı Ceza Mahkemelerine, Askeri Mahkeme veya Askeri Savcılık tutanak katibine bu hususta bir tutanak düzenlenmesi için yapılacak bir beyan ile de olabileceğinin belirtilmediği, bu nedenle geçerli bir tebligatın bulunmadığı gözetilerek temyizin süresinde olduğunun kabulüyle tebliğnamede ret öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun (353 sayılı Kanun) 205 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 196 ncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 209 uncu maddesince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 217 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6 ncı Kolordu Komutanlığı Adana Askeri Savcılığının, 28.05.2010 tarihli ve 2010/22 Evrak, 2010/22 Esas, 2010/452 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında zincirleme rüşvet alma suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 135 inci maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi, sanık … hakkında 1632 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez cezalandırılması, 53 üncü madde gereğince hak yoksunluklarına ve 55 inci maddenin birinci fıkrası gereği adli emanette kayıtlı paraların müsaderesine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6 ncı Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı (Kapatılan) Adana Askeri Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli, 2013/127 Esas ve 2013/62 sayılı Kararı ile rüşvet alma suçundan sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
3.Bahse konu kararın sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Askeri Yargıtay 4 üncü Dairesinin, 23.09.2014 tarihli, 2014/637 Esas, 2014/725 Karar sayılı ilamı ile hükümlerin sanık … yönünden duruşmalarda müdafi bulundurulmayarak savunma hakkının kısıtlanması, sanık … yönünden ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6 ncı Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı (Kapatılan) Adana Askeri Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/363 Esas, 2015/815 sayılı Kararı ile sanıkların zincirleme rüşvet alma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’in temyiz istemi, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi, yargılama makul sürede tamamlanmadığından adil yargılanma hakkı gereği davanın düşürülmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların suç tarihlerinde … 5 inci Hudut Bölüğü … Karakol Komutanlığında askerlik görevini yaptıkları, sanık …’in nöbet tuttuğu sırada araziye gelen traktörlerin boş olan yakıt depolarını dolu gösterip araziden çıkarken depoları dolu olarak bölgeden çıkmasına göz yumması karşılığında traktör sahiplerinden 600 TL ve bir adet cep telefonu aldığı, sanık …’in de benzer şekilde mazot kaçakçılığına göz yummak karşılığında traktör sahiplerinden 400 TL aldığı kabul edilerek zincirleme rüşvet alma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 6352 sayılı Kanun değişikliği öncesinde rüşveti tanımlayan 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasında “Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır” denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin Kanun’un ilk halinde rüşvet tanımından çıkarıldığı, bu durumda diğer koşulların varlığı halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin mülga üçüncü fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun oluştuğu kabul edilmelidir.
Rüşvet suçuna konu menfaatin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin üçüncü fıkrası anlamında kamu görevlisi kişiye görevinin gereklerine aykırı olan bir işi yapması için verilip verilmediği hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve buna bağlı olarak suç niteliğinin tayini bakımından, suç tarihi itibarıyla sanıklar ve rüşvet verdiği iddia olunan sivil şahıslar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na aykırılık suçundan açılmış bir soruşturma veya dava olup olmadığının araştırılarak varsa kamu davasına ilişkin evrakın onaylı bir suretinin temininden, rüşvet suçu bir karşılaşma suçu olduğundan, çok failli suçlardan olup, bir tarafta rüşvet verenin, diğer tarafta ise rüşvet alan kamu görevlisinin yer aldığı, rüşvet veren ve alanın aynı amacın gerçekleşmesini hedefledikleri, bu itibarla esasında veren ve alan açısından tek bir suç olduğu, aynı olaya ilişkin farklı kararlar verilmesinin önüne geçmek, uygulama birliğini sağlamak ve her iki davada adil sonuç çıkmasını temin etmek bakımından dava konusu somut olayda sanıklara rüşvet verdiği iddia olunan sivil kişiler hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6 ncı Kolordu Komutanlığı Adana Askeri Savcılığının … Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı 28.05.2010 tarihli ve As. Sav. 2010/22 sayılı rüşvet verme suçuna ilişkin suç duyurusunun akıbetinin araştırılarak, sivil kişiler hakkında dava açılıp açılmadığı, kamu davası açılmış ve karar verilmişse kesinleşmiş karar suretinin temin edilerek dosya arasına alınmasından, derdest ise davaların birleştirilmesinden sonra bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların kimden, nasıl, ne şekilde, hangi iş ve işlemi nedeniyle ne kadar para aldıklarının karar yerinde denetime olanak verecek biçimde gerekçeleriyle gösterilerek hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Rüşvete konu paranın, suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaat niteliğinde olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 55 inci maddesinin birinci fıkrası yerine 54 üncü maddesine göre müsaderesine hükmolunması,
Sanıklar aleyhine temyiz bulunmayan ve 353 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezanın kazanılmış hakka konu olan ilk hükümde tayin olunan miktarlar üzerinden infazına karar verilmesi yerine sanıkların bu ceza miktarları ile cezalandırılmasına hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6 ncı Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı (Kapatılan) Adana Askeri Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/363 Esas, 2015/815 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafiinin ve sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.