YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3772
KARAR NO : 2023/8264
KARAR TARİHİ : 12.07.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/567 Esas, 2015/646 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇLAR : Sanıklardan … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme, iftira, … ve … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan … suçtan zarar gören vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2013/567 Esas, 2015/646 sayılı Kararının katılan … suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Katılan … vekilinin temyiz isteminin sanık … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından kurulan beraat hükümlerine, suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz isteminin ise tüm hükümlere yönelik olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar … ile … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve sanık … hakkında iftira ve resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından açılan kamu davalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma ve bu suçlardan verilen hükümleri temyiz hakkı olmadığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılan … vekilinin edimin ifasına fesat karıştırma, katılan … vekilinin ise her iki suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2013 tarihli ve 2012/1087 Soruşturma, 2013/991 Esas, 2013/433 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi ile 205 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2013/567 Esas, 2015/646 sayılı Kararı ile sanığın edimin ifasına fesat karıştırma ve resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … vekili, sanık … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından verilen beraat kararlarının iddianame ve dosya kapsamı ile çeliştiğinden bahisle hükümlerin bozulmasını talep etmiştir.
2.Katılan … vekilinin temyizi, sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken beraatlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in yetkilisi olduğu şirketin, … Yatırım ve İnşaat Şube Müdürlüğünün Burdur Sosyal Bilimler Lisesi WC/duş yapımı ve doğalgaz bağlantısı işi ihalesini kazandığı, sanığın ihale kapsamında yaptığı teklife uygun olarak doğalgaz bağlantısı için tanesi 2.000 TL’den 2 adet genleşme tankı takarak İl Özel İdaresinden 4.000 TL alması söz konusu iken kurumda makine mühendisi olarak çalışan temyiz dışı sanık …’in tanesi 69,50 TL’den 2 adet 25 litre kapalı genleşme tankı takılması yönünde imalat oluru düzenlemek suretiyle yapılacak işte değişiklik yaptığı ve bu belgenin sanık tarafından da imzalandığı, yüklenilen işin imalat oluru ile yapılan değişiklik doğrultusunda yapıldığı yönünde geçici kabul tutanağı düzenlendikten sonra 16.01.2012 tarihinde hazırlanan hak ediş raporu aslının sanık tarafından kurumda görev yapan tanık …’ın masasından alınarak yok edildiği, fotokopi evrak üzerinden yeniden oluşturulan hak ediş raporunun suretlerinin incelenmesi için 17.02.2012 tarihinde sanığa verildiği, sanığın 24.02.2012 tarihli dilekçe ile birim fiyat cetvelinde genleşme tanklarının 24 litre kapasiteli olarak öngörülmesine ve herhangi bir imalat oluru değişikliği bulunmamasına rağmen yeni birim fiyat cetvelinde genleşme tankının 25 litre olarak düzenlendiği belirtilerek bu duruma itiraz ettiği, aynı gün Burdur Sosyal Bilimler Lisesinde genleşme tankının değiştirildiği duyumu alınması üzerine okula giden İl Özel İdaresinde görev yapan tanıklar …, …, … ile okul teknisyeni olarak çalışan tanık …’ın 24 litre… marka genleşme tankı takılı olduğunu tespit ettikleri, bu tespit doğrultusunda yeniden düzenlenen hak ediş raporunun ise ilgili birimde müdür vekili olarak görev yapan temyiz dışı sanık … tarafından 24.02.2013 tarihinde onaylandığı, bu şekilde sanığın ilk düzenlenen hak ediş raporunu yok ederek resmi belgeyi yok etme, geçici kabul yapıldıktan sonra suça konu genleşme tankını değiştirmek suretiyle de edimin ifasına fesat karıştırma suçlarını işlediği iddialarıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; dosyada mübrez Sayıştay emekli denetçileri tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre, edimin sözleşmede belirlenen şekilde gerçekleştiği, hak edişlerin de sözleşme ve ekindeki belgelere uygun şekilde hazırlandığı ve ödendiği, sanığın hak ediş raporu ve içeriğindeki belgeleri ortadan kaldırdığına dair somut ve yeterli delil bulunmadığı gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği edimin ifasına fesat karıştırma ve resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
III. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … hakkında resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.10.2013 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2013/567 Esas, 2015/646 sayılı Kararına yönelik Hazine vekilinin sanıklar … ile … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ile sanık … hakkında iftira ve resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2013/567 Esas, 2015/646 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2013/567 Esas, 2015/646 sayılı Kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteği ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.07.2023 tarihinde karar verildi.