YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4098
KARAR NO : 2023/7892
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/48 Esas, 2015/141 Karar
SUÇLAR : Nitelikli zimmet (sanık … hakkında, sanık … hakkında ise bu suça yardım etme suçundan), basit zimmet (sanık … hakkında bu suça yardım etme suçundan), denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma (sanıklar …, …, …, …, … hakkında)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklar … ve … hakkında), beraat (sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında)
TEMYİZ EDENLER : O yer C.Savcısı, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hınıs Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.09.2014 tarihli ve 2014/251 Soruşturma, 2014/186 Esas, 2014/17 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, …, …, … ve … hakkında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin ikinci fıkrası, sanık … … hakkında zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi, sanık … hakkında zincirleme biçimde basit zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, sanık … hakkında ise zincirleme biçimde nitelikli zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve 39 uncu maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/48 Esas, 2015/141 sayılı Kararı ile sanıklar …, …, …, … ve … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, sanık … hakkında ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine, sanık … … hakkında zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası, sanık … hakkında ise zincirleme biçimde basit zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 39 uncu maddesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyizi, hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar yönünden üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve sanıklar aleyhine katılan kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine, beraat eden sanıklar yönünden ise hükümlerin bozulması istemine yöneliktir.
B. O yer C.Savcısının temyizi; sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerinin bozulması taleplidir.
C. Sanık … … ve müdafiinin temyizi; sanığın eylemlerinin basit zimmet suçunu oluşturduğu ve sanık lehine olabilecek delillerin toplanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyizi; sanık hakkında kurulan hükümlerin bozulması istemine dairdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanıklardan …’nun … ilçesi PTT şubesinde gişe memuru ve veznedar olarak görev yaptığı, …’nin ise taşeron firma elemanı olarak aynı şubede çalıştığı ve posta dağıtıcısı olan sanık …’ın PTT sistemine erişim şifresini şubede işlem yapabilmek maksadıyla idarenin bilgisi dahilinde kullandığı, şubede yapılan denetim sırasında kasa açığı çıktığının anlaşılması üzerine araştırmaların tüm şube işlem ve hesaplarını kapsayacak şekilde genişletildiği, neticesinde sanık … …’nun kasa açığı şeklinde ayrıca kurumsal hesaplar ile şahıs hesaplarından farklı tarihlerde para transferleri gerçekleştirdiği ve bunları gizlemek maksadıyla tutulan kayıtlar ile dekontları gerçeğe aykırı olarak tanzim ettiği, sanık …’nin ise benzer eylemlerle tek başına ve sanık … …’nun bir kısım eylemlerine yardım ederek uhdesine para geçirdiği, bu suretle sanık … …’nun tek başına 207.590,05 TL’yi zimmetine geçirdiği, 111.200,00 TL’yi de kullanarak farklı tarihlerde geri yatırdığı ve kullanma zimmeti suçunu işlediği, sanık …’nin ise 64.000,00 TL’yi tek başına uhdesine geçirdiği, aynı sanığın 4.000,00 TL tutarında parayı bir süre uhdesinde tuttuktan sonra yatırarak kullanma zimmeti suçunu işlediği, bunların dışında da her iki sanığın iştirak halinde toplam 32.000,00 TL parayı zimmetlerine geçirdikleri, sanık …’un şifresini kullandırmak suretiyle suçlara iştirak ettiği, diğer sanıkların da PTT il merkez şubesinde denetimle görevli kamu görevlileri oldukları, gerekli denetimi yapmamaları sebebiyle denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçunu işlediklerinden bahisle haklarında açılan kamu davasında, Mahkemece; yapılan yargılama neticesinde haklarında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan dava açılan sanıklar ile sanık … hakkında ayrı ayrı beraat, sanık … … hakkında eylemlerinin sübut bulduğu kabul edilerek zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet, sanık … hakkında ise zincirleme biçimde basit zimmet suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği kabul edilerek bu suçtan mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, fiilen PTT … Şubesinde dağıtıcı olarak görev yapan ve şube müdür vekilinin talimatıyla PTT sistem giriş şifresini sanık …’in kullanmasına müsaade eden sanığın, diğer sanıkların eylemlerine iştiraki bulunmadığı gibi şube işlerinin aksamaması maksadıyla şube yöneticisinin talimatıyla şifresini diğer sanıkla paylaşmasında sanığa yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, katılan vekili ve O yer C.Savcısnın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanıklar …,… , … ve … hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen beraat hükümlerinin incelemesinde;
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.11.2014 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C.Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanık …’ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 18.10.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
D. Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Taşeron firma elemanı olan sanık … hakkında açılan davada tek başına yaptığı eylemler ve diğer sanık … …’nun eylemlerine iştirak ederek gerçekleştirdiği eylemlerin ayrı ayrı belirtilmiş olduğu, kamu görevlisi olmayan sanığın tek başına gerçekleştirdiği iddia ve kabul edilen eylemler yönünden kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü suç niteliğindeki zimmet suçunun faili veya suça yardım eden sıfatıyla sorumlu olamayacağı, tek başına uhdesinde bulundurduğu paralar yönünden sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasına uyan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, sanık … … ile iştirak halinde işlemiş oldukları nitelikli zimmet suçlarında ise yardım eden sıfatıyla sorumlu olacağı gözetilerek, sanık … hakkında zincirleme biçimde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve zincirleme biçimde nitelikli zimmete yardım etme suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, her bir sanık yönünden eylemlerin sayısı, suç kastındaki yoğunluk, suça konu miktar, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek zimmet suçu ile ilgili kanun maddesindeki temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine sanıklar hakkında yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
Kullanma zimmetinde zimmetin konusunu geçici süre kullanılan paradan bu süre içinde elde edilebilecek nemanın oluşturacağı dikkate alınarak, kabul edilen zimmet miktarının bu değere göre belirlenmesi gerekirken nema miktarı hesaplanmadan geç yatırılan tutarın kullanma zimmeti olarak kabul edilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı Kararı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık … … hakkında, anılan Kanun ve maddenin beşinci fıkrası gereği “cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” karar verilmesi yerine, infazda tereddüde neden olacak şekilde “TCK’nın 53/1 fıkrasında sayılan hak ve yetkileri kullanmaktan … yasaklanmasına” karar verilmesi,
Kamu görevlisi olmayan sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuş olması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanık … hakkında verilen beraat hükmü yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/48 Esas, 2015/141 sayılı Kararında katılan vekili ve O yer C.Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve O yer C.Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanıklar …,…, … ve … hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen beraat hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/48 Esas, 2015/141 sayılı Kararına yönelik O yer C.Savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3. Sanık … hakkında verilen beraat, sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/48 Esas, 2015/141 sayılı Kararına yönelik sanıklar … ve müdafii ile … müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık … bakımından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.