Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/4627 E. 2022/14226 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4627
KARAR NO : 2022/14226
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1-2. maddesindeki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü uyarınca öncelikle ilgilinin bilinen en son adresi olan “… Mahallesi 4165. Sokak No.:51 …/…” adresine tebligat çıkarılması, iade edilmesi durumunda tebligatın mernis adresi olan “Yukarı Mahallesi … Kümesi … Evleri No.:1/4 Uçhisar Beldesi Merkez/…” adresine yapılması gerektiği, dosyada mevcut tebligat parçası incelendiğinde, tebligatın doğrudan sanığın mernis adresine ve Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat ibareli olarak çıkartıldığının görüldüğü, bu itibarla sanığa aynı Kanun’un 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, 17/04/2012 havale günlü dilekçede yer alan temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinin 02/06/2009 olduğu nazara alındığında; 05/07/2012 günlü ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 252. maddesinde yapılan değişiklikle suça teşebbüs halinde “…verilecek ceza yarı oranında indirilir” şeklinde takdire bağlı olmayan bir düzenleme getirilmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nın 35. maddesi ile 6352 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 252/4. madde ve fıkra hükmü birlikte değerlendirilip lehe yasa karşılaştırması yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de; mahkemece TCK’nın 35. maddesi uyarınca yapılan indirim oranı dikkate alındığında bu uygulamanın sanık lehine sonuç doğurduğu anlaşıldığından, anılan noksanlık bozma nedeni yapılmamış, Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama gideri olarak sanıktan tahsili gereken miktarın, 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle değiştirilen CMK’nın 324/4. maddesi hükmü doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL’nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, Hazineye yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderine ilişkin bölümün “Yargılama giderinin CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile eklenen cümlede öngörülen miktarın altında olması nedeniyle Devlet Hazinesine yüklenmesine,” biçiminde değiştirilmesi suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 05/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.